İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/211 Karar: 2025/6270 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/211 K.2025/6270

12. Ceza Dairesi 2025/211 E. , 2025/6270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/422 E., 2024/350 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/211 E. , 2025/6270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/422 E., 2024/350 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/211 E. , 2025/6270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/422 E., 2024/350 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.982,67 maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.06.2024 tarih ve 2022/1043 Esas - 2024/2941 Karar sayılı ilamıyla: " 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/21 Esas ve 2012/331 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacı hakkında verilen ve 12.12.2012 tarihinde kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, kabule göre de; maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "1.975,41" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "1.982,67 TL" olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması " kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 1.959,24‬ TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 25/11/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca AAÜT. 13/2 maddesi gereği, vekalet ücretinin hükmedilen tazminat miktarını geçemiyeceğinin gözetilmemesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, davanın süresinde açılmadığına,tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna, re'sen sebeplere ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/21 Esas ve 2012/331 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçundan 25.11.2011-21.02.2012 tarihleri arasında 88 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 12.12.2012 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/07/2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da İlk Derece Mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250,00 TL olduğu; haksız tutuklama tedbiri nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talepli davaya ilişkin bozma ilamı yapılan yargılama neticesinde davalı aleyhine toplam hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının 11.959,24‬ TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı ve hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 25/08/2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01/02/2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağından, hükmedilen tazminat miktarına gözetilerek mahkemece sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Davacı, örgüt üyeliği ve kamu görevlileriyle ilişki kurup iş göreceği vaadiyle dolandırıcılık suçundan 88 gün gözaltı ve tutuklulukta kalmış, beraat etmiş ve haksız tutukluluk nedeniyle tazminat davası açmıştır. Daire önceki bozma ilamıyla maddi tazminatın asgari ücret üzerinden fazla, manevi tazminatın ise çok az belirlendiğini saptamış; bozmaya uyulunca 1.959,24 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Hukuki İlke: İlk derece mahkemesince verilen koruma tedbiri tazminatı kararına karşı temyizde kesinlik sınırı, başvurulan kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre HMK 341/2 uyarınca belirlenir; manevi tazminat ise davacının sosyal-ekonomik durumu, suç niteliği, tutukluluk süresi gibi ölçütlerle hak ve nesafete uygun makul bir miktar olarak takdir edilir.

Uygulama Sonucu: Davalı yönünden ret, davacı yönünden onama: toplam tazminat HMK 341/2'deki 28.250 TL kesinlik sınırı altında kaldığından davalı vekilinin temyizi CMK 298/1 gereği reddedilmiş, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek hüküm onanmıştır.

Dava Strateji Notu: Haksız tutukluluk tazminatında düşük hükmedilen miktar, davalı İdare için temyiz yolunu da kapatabilir (kesinlik sınırı); davacı vekili miktarı yükseltmek istiyorsa vekalet ücretinin ağır ceza maktu tarifesi ile sınırlı olduğunu ve manevi tazminatın nesafet ölçütlerini gözeterek strateji kurmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla