İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/2594 Karar: 2025/7230 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2594 K.2025/7230

12. Ceza Dairesi 2025/2594 E. , 2025/7230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/375 E., 2019/45 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme, defteri kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/2594 E. , 2025/7230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/375 E., 2019/45 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme, defteri kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/2594 E. , 2025/7230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/375 E., 2019/45 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme, defteri kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2016 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 51. Maddeleri uyarınca erteli 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; atılı suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olması ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hakkında beraat kararları verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olan şirketin yetkilisi olan sanığın, üzerine şirket kurulacağını bilerek menfaat elde etmek amacıyla kendisine yapılan usulsüz teklifi kabul ettiği, ifadesinde de noterde buna ilişkin evrakları imzaladığını, ücret almak için bu işlemleri yaptığını beyan ettiği, sanığın İstanbul CBS'de verdiği 11.11.2016 tarihli ifadesinde, ...'ın şirket kurmak istediğini, kendisi ile ortaklık yapmak istediğini söylemesi ve aylık 1500 TL ücret vereceğini beyan etmesi nedeniyle teklifi kabul ettiğini belirttiği, bu ifadesinde şirketi kurduklarını da söylediği, bu beyanların vekaleti hangi amaçla verdiğini bildiğini gösterdiği, vekalet verirken imza sirküleri gibi bir çok evraka da imza attığı, tüm bu hususların suça iştirak ettiğini, suç işleme iradesini gösterdiği, sanığın bu filleri bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi ve menfaat temin etmesi nedeniyle suç kastının ve manevi unsurun mevcut olduğu anlaşılmıştır gerekçesi ile sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafisinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; sanığın istikrarlı beyanlarında atılı suçlamaları kabul etmemesi, tanık ...' in anlatımı, faturalar üzerindeki imzaların sanık ... ...' in el ürünü olmadığının tespit edilmesi, istinaf dışı sanığa verilen vekaletnameden sonra bu sanığın şirketin yönetimini ele alması, matbaadan şirketin ticari vesikalarını bastırması ve bu vesikaların matbaalardan teslim alma işlemini de kendisinin yapması, tüm banka işlemlerinin istinaf dışı sanık tarafından yapılması ve bu sanığın şirketin kuruluş tarihinden reesen terk tarihine kadar şirkette sigortalı çalışan olarak gözükmesi, o dönemlerde yasal kayıtlarda şirketin müdürü olarak gözüken ...' in 19-20 yaşlarında olması, ... ifade tutanağında ...' in kendisinin yaş küçüklüğünden faydalanarak kendisini kandırmak suretiyle şirketi kurdurduğunu beyan etmesi ve mükellef kurumun kanuni temsilcisi ...'in ... hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gibi yapılan tespitler sonucu şirketi fiiliyatta yöneten şahsın ... olduğu bu şahsın şirketi salt sahte belge düzenlemek amacıyla kurdurduğu ve yönettiği açıkça ortaya çıktığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu' nun 04/04/2006 gün 2006/3-35/97 sayılı kararında açıklanan şüpheden sanık yararlanır şeklindeki evrensel hukuk prensibi hep birlikte dikkate alındığında; sanık ... ...' in üzerine atılı "defter ve belgeleri ibraz etmemek" ve "sahte belge düzenlemek" suçlarını işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince 2016 takvim yılında sahte belge düzenlemek ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, 2.Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden; sanığın dosyadaki savunmalarında ve temyiz dışı sanık ... hakkında suç duyurusunda bulunduğu şikayetçi beyanında, üzerine şirket kurulacağını bildiğini, kendisine 1.500,00 TL ücret ödeneceğini söylediği, ilgili notere giderek şirket kurduklarını, orada imzalar attığını beyan etmesi karşısında; 28.12.2016 tarihli defter belge isteme yazısının 02.01.2017 tarihinde sanığa tebliğ edildiği ve yasal süre içerisinde ibraz etmediği anlaşılmakla, söz konusu istem yazısının dosyada bulunmadığı, bu nedenle istem yazısının dosya arasına getirtilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesi, 3. Sahte belge düzenleme suçu yönünden; sanığın savunmasında; atılı suçları kabul etmediğini beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; Temyiz dışı sanığın savunmasına adı geçen kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin araştırılması ve tespiti halinde duruşmaya tanık sıfatıyla çağrılması, sahte olduğu iddia edilen faturaları kullanan mükellefleri ile şirketin muhasebesi ile ilgilen kişilerle şirkette çalışan olarak görünen kişilerin duruşmaya tanık olarak davet edilmeleri, 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra konuya ilişkin beyanlarına başvurulması, sahte olduğu iddia edilen faturaları kullanan mükelleflerden de faturaları hangi ticari ilişki karşılığında kimden aldıklarının ve faturaların alınması hususunda sanığın bir iştirakinin olup olmadığının sorulmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi, 3. Suçların sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla