İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/2528 Karar: 2025/7232 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2528 K.2025/7232

12. Ceza Dairesi 2025/2528 E. , 2025/7232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5483 E., 2019/6451 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katıla

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/2528 E. , 2025/7232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5483 E., 2019/6451 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katıla

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/2528 E. , 2025/7232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5483 E., 2019/6451 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2014 takvim yıllarında sahte belge düzenlemek suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere sanığın atılı suçu işlediği ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanığın, iddia, sanık savunmaları, bilirkişi raporları, mütalaa formu, vergi suçu ve vergi tekniği raporları ile tüm dosya kapsamından, 2014 takvim yılında gerçek bir ticari faaliyeti olmadığı halde sahte satış faturası düzenlediği sabit görülerek atılı suçtan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; dosyada ki mevcut delil durumuna göre; sanığın vergi mükellefi olduğu ancak ana sözleşme, işe başlama bildirimi, kira sözleşmesi asılları üzerindeki sanık adına atılı imzaların sanığın eli ürünü olmadığı konusunda bilirkişi raporu, sanığın savunmaları da göz önünde bulundurularak Ceza Genel Kurulu’nun 17.12.1990 gün ve 312/340 sayılı kararında açıklandığı üzere, suç ve suçlu arasındaki illiyet bağı ile temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar araştırılıp, suçun ayrıntısını bilen ve oluşumunda rolü olan sanık/sanıkların sorumluluklarının belirlenmesi gerektiği bu bağlamda sanığın fiilen fatura düzenleme eylemini gerçekleştiren kişilerden olduğunun kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde tespit edilemediği gözetilmeksizin yasaya aykırı değerlendirme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı görüldüğü gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince 2014 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, 2. Sanığın savunmasında; atılı suçları kabul etmediğini beyan etmesi, ... Ticaret isimli iş yerinin kendisine ait olmadığını, şirket kurması için kimlik ya da vekaletname vermediğini söylemesi, tanık olarak beyanı alınan ...'nın; ...'ın kendisine biber sattığını, vekaletname ile işlerini yapan ... aracılığı ile söz konusu faturaları kendisinden aldığını, faturaları da onun düzenlediğini, ödemeleri banka aracılığı ile yaptığını söylemesi, sanık ...'ın söz konusu banka hesabının da kendisine ait olmadığını söylemesi, dosya arasında bulunan bilirkişi raporuna göre; noter tarafından düzenlenen imza beyannamesinindeki imzanın sanığın eli ürünü çıkması ve ekinde yerleşim yeri belgesinin bulunması ve fatura fotokopileri üzerinde imza incelemesinin yapılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; a) İlgili Vergi Dairesinden fatura asıllarının temin edilmeye çalışılması, faturaların matbaadan teslim alınmasına ilişkin teslim tesellüm belgelerinin temin edilmesi, ayrıca banka hesabının açılmasına ilişkin evrak ile paraların çekildiğine ilişkin makbuz asıllarının ilgili bankadan istenilmesi ile söz konusu belgeler ile makbuzlar üzerindeki imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu aldırılması, b) Tanık ...'nın beyanlarında adı geçen ... isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin araştırılarak tespiti halinde tanık sıfatıyla duruşmaya çağırılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra beyanlarına başvurulması, faturalar ve şirketin kuruluşuna dair sanığın eli ürünü çıkmayan belgeler gösterilerek üzerindeki yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, olmadığını beyan etmesi halinde gerekirse bu konuda bilirkişi raporu aldırılması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 2. Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla