Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/2515 E. , 2025/7106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4079 E., 2019/4012 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/2515 E. , 2025/7106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4079 E., 2019/4012 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2014 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluştuğu ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Fatih Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanığın, iddia, sanık savunmaları, bilirkişi raporları, mütalaa formu, vergi suçu ve vergi tekniği raporları ile tüm dosya kapsamından, 2014 takvim yılında gerçek bir ticari faaliyeti olmadığı halde sahte satış faturası düzenlediği sabit görülerek atılı suçtan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; sanığın mükellefiyetinin kumaş toptan ticareti, bina ve diğer yapıların yer ve duvar kaplama faaliyeti ve iş takipçiliği olduğu, 22.11.2013 ve 12.08.2014 tarihinde yapılan yoklamalarda iş yerinin faal olduğu ve 12.08.2014 tarihli yoklamada iş yerinde örnek olarak 5 top kumaşın bulunduğu, mükellefin 2014 yılında işletme defteri tutması nedeni ile Ba-Bs zorunluluğu bulunmadığı, 2014 yılı KDV matrahının Ağustos ayı hariç '0' TL olarak bildirildiği, sadece Ağustos ayı KDV beyannamesinin 345.025 TL olduğu, 2014 yılı için sadece hakkında karşıt inceleme yapılan ...'un 3 belge ile 133.375 TL mal alımında bulunduğuna dair Ba beyanında bulunduğu, bunun dışında mal aldığına dair beyanda bulunan bulunmadığı, ...'un ödemelerini şahsi çeki ile yaptığını beyan ettiği, yapılan araştırmaya göre ... isimli mükellef ile ilgili sahte belge kullanmak suçundan vergi incelemesi yapılmadığı, faturaların faaliyet konusu ile uyumlu olduğu ve fatura miktarları da dikkate alındığında sanığın 2014 takvim yılı itibari ile sahte fatura düzenlediği konusunda tam bir kanaat oluşmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince 2014 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, 2. Sanığın savunmasında işletmenin kendi üzerine kayıtlı olduğunu ancak sahte fatura kesmediğini beyan etmesi, sanık hakkında 2014 takvim yılında sahte belge düzenlemekten düzenlenen vergi tekniği raporunda; 2014 yılı ağustos ayında 345.025,95 TL matrah beyan etmesi, yalnızca bir mükellefin 3 belge karşılığında 133.375,00 TL tutarında mal aldığını bildirmesi, bu tutar haricinde mükelleften mal aldığını beyan eden bir mükellefin olmaması, sanığın faaliyet konusunun "kumaş toptan ticareti, bina ve diğer yapıların yer ve duvar kaplama faaliyeti, iş takipçiliği" olduğu, dosya arasında yer alan fatura içeriklerinin ise "kazak, yelek, mont, kaban vs" olduğunun anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; a) 2014 yılı Ağustos ayında sanık tarafından 345.025,95 TL matrah beyan edildiği, faturaları kullandığı belirlenen ve vergi suçu raporunda hakkında karşıt inceleme yapılan mükellefe 133.375,00 TL tutarında fatura düzenlendiğinin tespit edildiği, bu nedenle sanığın savunması alınarak kalan miktarın hangi mükellef ya da mükelleflere düzenlendiğinin sorulması, bu mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden araştırılması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, yine fatura içeriklerinin toptan kumaş ticareti ile uyumlu olmadığının dosya arasında bulunan fatura örneklerinden anlaşılması nedeniyle, sanığın aynı zamanda üretim faaliyetinin olup olmadığı hususunda da sanığın beyanının alınması, b)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, c) Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 3. Suçun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2 nci maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.