Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2021/10233 E. , 2025/2630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/ 2816 E., 2019/ 875 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince ve
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2021/10233 E. , 2025/2630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/ 2816 E., 2019/ 875 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin CMK'nın 141/1-a,e,i,j maddeleri ile hakkında adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle 25.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 86,74 TL maddi ve 700 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat bakımından, davalı vekilinin manevi tazminat bakımından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, el koyma ve hakkında uygulanan adli kontrol nedeniyle uğranılan zararlara ilişkin hüküm kurulmadığına, maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat koşullarının oluşmadığına, davanın reddi ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/ 18615 soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 02.10.2016-04.10.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 08.02.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kyok kararının 25.04.2017 tarihinde keşinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen 3 aylık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenip davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat yönünden, davalı vekilinin manevi tazminat yönünden istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341/2.'' Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.'' şeklindeki düzenleme göz önünde bulundurularak, Davanın maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, kesinlik sınırının hükmedilen tazminat miktarının tamamına göre değerlendirilerek hükmün tamamı hakkında inceleme yapılması gerekirken, istinaf incelemesi sırasında maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı kesinlik sınırı bakımından değerlendirilmesi ile davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin değerlendirilmemesi, 2.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, incelenen dosya kapsamında; bu ilkelere uyulmadan davacı dava dilekçesiyle haksız olarak tüm malvarlığı değerlerine, banka hesaplarına el konulduğunu ve bu nedenle zarara uğradığını iddia ettiğinden, söz konusu kararın getirtilip, 5271 sayılı Kanunun 127 ve devamı maddelerine göre verilmiş bir el koyma kararı olup olmadığı tespit edilip, 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre maddi tazminat talebi hakkında ve adli kontrol tedbiri uygulanması dolayısıyla tazminat talebi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak , yazılı şekilde hükmün kurulması, 3.UYAP sorgusunda davacının kamu çalışanı olarak görünmesi karşısında, davacının görevine iade edilip edilmediğinin araştırılarak iade edilmesi halinde maddi kazanç kaybı olmadığı gözetilerek karar verilmemesi, 4.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Davacı, terör örgütüne üye olma suçundan 2 gün gözaltında kaldıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş; CMK 141/1-a, e, i, j maddeleri ve adli kontrol nedeniyle tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi talebi kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi maddi ve manevi tazminat yönünden düzelterek istinafı reddetmiştir.
Hukuki İlke: HMK 341/2 uyarınca manevi tazminat davalarında kesinlik sınırı hükmedilen tazminatın tamamına göre değerlendirilir; ayrıca Anayasa 141 ve CMK 34 gereği kararlar gerekçeli olmalı, gerekçesizlik CMK 289/1-g uyarınca kesin hukuka aykırılıktır. El koyma talebi yönünden 141/1-j koşulları ve davacının görevine iadesi araştırılmalıdır.
Uygulama Sonucu: Bozma: kesinlik sınırının maddi ve manevi tazminat ayrı ayrı değerlendirilerek yanlış uygulanması, el koyma ve adli kontrol talepleri ile görevine iade hususunun araştırılmaması ve manevi tazminatın eksik belirlenmesi nedeniyle karar bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Maddi ve manevi tazminatın istinafta ayrı ayrı kesinlik sınırına tabi tutulması usul hatasıdır; el koyma/adli kontrol talepleri ile davacının görevine iade edilip edilmediği maddi zarar hesabı için mutlaka araştırılmalı.