İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/419 Karar: 2025/5973 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/419 K.2025/5973

12. Ceza Dairesi 2025/419 E. , 2025/5973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/425 E., 2024/1213 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kar

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/419 E. , 2025/5973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/425 E., 2024/1213 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kar

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/419 E. , 2025/5973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/425 E., 2024/1213 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunluluğuna rağmen, sanığa ilişkin hükme yönelik temyiz yoluna başvuru süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden, Mahkemece hükmün yasa yolu kısmında temyiz yasa yoluna başvuru süresinin, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta olarak belirtilerek yasa yolunun yanlış gösterilmesi suretiyle taraflarının yanıltıldığının anlaşılması karşısında, katılan vekilinin yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararın, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2024 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/4. maddeleri uyarınca 15.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemi hakkında hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği; müvekkili .. inşaat Ltd. Şti. ile asıl işveren .. AŞ arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığına, .. AŞ yangında hasar gören bölümleri onarmak üzere müvekkil firma ile anlaştığına, müvekkil firma yetkilisi ... “hiçbir kâr amacı gütmeksizin” çatı işi ile uğraşmakta olan .. .. isimli taşeronu arayarak konu hakkında bilgi vermiş ve işi olduğu gibi .. .. ve ekibine yaptırdığına, müvekkil bu işte görünürde işveren ise de aslında yapılan işle ilgili doğrudan bir sorumluluğu bulunmadığına, kusur tespitine, .. AŞ yetkililerinin kazanın oluşundan sorumluluğu olduğuna, kazanın ucuz ve kalitesiz yapı malzemesi kullanılmasından kaynaklandığına, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. fıkrasında düzenlenen HAGB’nin uygulanma şartlarının bulunmasına rağmen uygulanmadığına, 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenme şartlarının olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir. B.Katılan Vekilinin Temyiz İsteği; asli kusurlu olan sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 85/1 maddesine göre verilen cezanın meydana gelen sonucun vehameti nazara alındığında yetersiz olduğuna, Mahkemece sanık hakkında ceza verildikten sonra bu temel cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmek sureti ile adli para cezasına dönüştürülmüş olmasının yeterli ve yerinde olmadığına, para cezasının günlüğü en az 100 TL'den çevrilmesi gerekirken 20 TL'den çevrilmiş olmasının yerinde olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü ölenin, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen şüpheli ..'in Lojistik sorumlusu olduğu .. isimli iş yerine çatı tamiratı yapmak amacıyla hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen diğer şüpheli .. ile beraber gittikleri, burada fabrikanın montaj bölümünde 6 nolu montaj bandının kuzey yönünde ölenin çatıda çalışma yaparken çatı üzerinde bulunan polikarbon denilen maddenin kırılması sonucu 6,80 metre yükseklikten zemine düştüğü ve öldüğü, sanık ...'in yüklenici .. İnşaat şirketinin yetkilisi olduğu olayda; Mahkemece hükme esas alınan soruşturma aşamasında alınan 12.10.2015 tarihli tek kişilik iş güvenliği uzmanı tarafından bilirkişi raporu ile yargılama aşamasında alınan 11.03.2016 tarihli heyet raporuna göre, sanığın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.01.2024 tarihli ilâmıyla; "...Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ile 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerekirken, Mahkemece hüküm fıkrasında "sanığın tali derecede kusurlu olması nazara alınarak" şeklindeki dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçe ile yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş olup, katılan vekilinin temyiz sebebi yerinde görülmüştür..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanığın savunmasının alınmış ve sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/4.maddeleri uyarınca 15.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Mahkemece sanık hakkında tayin edilen cezaya yönelik kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede tayin edilen cezaya yönelik bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde, TCK'nın 85/1, 62/1. maddeleri gereği belirlenen 2 yıl 1 ay hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında, tam gün sayısının 760 gün yerine 755 gün olarak hesaplanması sebebiyle, sonuç para cezasının 15.200 TL yerine 15.100 TL olarak belirlenmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, .. .. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının beşinci paragrafının hükümden çıkarılarak yerine,“Sanığa verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre TCK'nın 50/4 maddesi yollamasıyla 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla