İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/47 Karar: 2025/2704 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/47 K.2025/2704

12. Ceza Dairesi 2025/47 E. , 2025/2704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/654 E. 2024/2284 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu verilen mahkumiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi i

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/47 E. , 2025/2704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/654 E. 2024/2284 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu verilen mahkumiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi i

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/47 E. , 2025/2704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/654 E. 2024/2284 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu verilen mahkumiyet kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddi ile onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1-İlk derece mahkemesince; Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca sanığın kusuru bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmesine dair Denizli 9.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/01/2022 tarihli, 2019/561E., 2022/56K. sayılı kararı, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yapılan yargılama sonucunda ortadan kaldırılarak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1-3-b, 62/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak doğrudan verilen 25.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına verilmiş, sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 19/12/2023 tarihli ve 2023/4950 Esas, 2023/5775 Karar sayılı ilâmıyla; "Olay tarihinde yürürlükte bulunan 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 9.maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre, "Çimentodan, betondan veya suni taştan karo, döşeme taşı, kiremit, tuğla, boru, vb. inşaat amaçlı ürünlerin imalatı" işlerinin tehlikeli sınıfta yer aldığı, anılan Kanun çerçevesinde, çalışanın ilk işe girişinde sağlık raporu aldırılması, işin konusu ile ilgili olarak çalışana eğitim aldırılması ve risk değerlendirilmesi yaptırılması gerekirken dosyada mevcut beyanlar ve bilirkişi raporlarındaki tespitlerden anlaşılacağı üzere, sanığın aksine davranışlarıyla, asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği olayda, bilinçli taksir hükümlerinin oluştuğu gözetilmeyerek, eksik ceza tayini yapılması " nedeni ile esastan bozulmasına karar verilmiştir. 2-Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesi'nin bozma ilamına uyulması yönündeki kararı ile mahkemece, istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/3-b, 62/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak doğrudan verilen 33.300,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak bozma öncesi hüküm sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilerek aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkının korunması ile 25.000,00TL adli para cezası üzerinden infazın yapılmasına karar verilmesine dair hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca esastan ret ile onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin sebepleri;Eksik inceleme sonucu hatalı kusur tayini ile sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin, olayda bilinçli taksir unsurları bulunmamasına rağmen sanık aleyhine uygulama ile fazla ceza tayininin ve koşulları bulunduğu halde lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'in sahibi ve yetkilisi olduğu ... Yapı Taah. İnş. Nak. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin devralarak işlettiği ... Madencilik şirketinde forklift operatörü olarak çalışan katılan işçi ..., kendi görev alanında bulunmayan ve aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen iş arkadaşı ...'ın kullandığı beton parke makinesi ile hazırladığı parke taşlarını kullanımındaki forklift ile almaya geldiği esnada beton parke makinesinin yere düşmüş vaziyetteki arka tahta sensör pimini alarak yerine takmaya çalıştığı sırada makinenin pistonları arasına sıkışması sonucu gerekli iş güvenliği eğitimlerini aldırmayan, talimat ve kişisel koruyucu donanımlarını teslim etmeyen, iş yeri risk değerlendirmesi yaptırmayan, geniş anlamda iş yeri güvenliği ve sağlığı önlemlerini almayan işveren sanık ...'in asli kusuru ile katılan ...'ın hayati tehlikeye neden olur, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır(5) derece olacak, duyularından ve organlarından birisinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, 2. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; dosya kapsamında mevcut bulunan 02/11/2018 ve 28/12/2018 tarihli bilirkişi raporları doğrultusunda sanığın asli kusurlu bulunduğu belirtilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1.maddesindeki taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca kusuru bulunmadığından bahisle beraatine karar verilmiştir. 3.Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yapılan yargılama sonucunda ise sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1-3-b. maddesindeki taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1-3-b, 62/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak doğrudan verilen 25.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına verilmesine dair hükmün sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 19/12/2023 tarihli ve 2023/4950 Esas, 2023/5775 Karar sayılı ilâmıyla; olayda bilinçli taksir unsurları bulunduğundan bahisle esastan bozulması sonrası Bölge Adliye Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucu 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/3-b, 62/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak doğrudan verilen 33.300,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak bozma öncesi hüküm sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilerek aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkının korunması ile 25.000,00TL adli para cezası üzerinden infazın yapılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Denizli 9.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla