Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/4782 E. , 2025/7703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/186 Esas, 2024/377 Karar SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Düşme, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanıklar müdafile
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/4782 E. , 2025/7703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/186 Esas, 2024/377 Karar SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Düşme, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanıklar müdafileri ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: 12.03.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15'inci maddesi ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231'inci maddesinin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle "CMK'nın 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümleri uygulanır.272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme yapılarak, İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf yasa yoluna tabi olduğu belirtilmiş ise de, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2'nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322'nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326'ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme uyarınca hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden yasa yolunun temyiz olduğu ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği anlaşılmakla yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafinin temyizi üzerine Dairemizin 15.02.2021 tarihli kararıyla, şantiye şefi ve diğer sorumlularının tespiti ile haklarında iddianame tanzim edilerek dava açılması sağlandıktan sonra davaların birleştirilmesi ve üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tespit ve tayin edilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın düşürülmesine, sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; suçun unsurları oluşmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği halde düşme kararı verilmesine ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, olayda kusurunun bulunmadığına, katılan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna ilişkindir. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda sanık ...'a kusur atfedilmediğinden beraatine karar verilmesi gerektiği halde düşme kararı verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; katılanın idaresindeki araçla yerleşim yeri dışında, iki şeritli, bölünmüş, asfalt kaplama, düz, eğimsiz, aydınlatmasız yolda, gece vakti seyir halindeyken, yol çalışması yapılan bölüme geldiğinde; yolun daraltılmış olduğunu gösteren herhangi bir levha, aydınlatma ve işaretleme yapılmaması ve gündüz çalışmaları esnasında çalışanların güvenliği için yol ortasına koyulmuş olan dubaların iş bitiminde kaldırılmamasından dolayı, yolda bulunan dubalara çarparak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi şeklinde meydana gelen olayda; yol çalışmasının alt yüklenicisi olan şirketin sahibi ve yetkilisi olan sanık ... hakkında açılan davanın zamanaşımına uğradığı belirlenerek düşürülmesine, şantiye şefi olan sanık ...'ın asli kusurlu olarak iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem 02.12.2015 tarihinde verilen mahkumiyet kararı olup, bu tarihten itibaren hesaplanan 8 yıllık sürenin 02.12.2023 tarihli karar tarihinden önce gerçekleştiği anlaşılmakla, Kurşunlu Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık ... müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 98/2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Suç tarihi olan 27.11.2013 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 27.11.2021 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükümlerin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.