Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/5067 E. , 2025/8287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2595E. - 2022/4496K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bö
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/5067 E. , 2025/8287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2595E. - 2022/4496K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli ve 2019/168 E., 2021/280K. sayılı ilamıyla sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nun 62, 51/1-3, 52/2,53 maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine , 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık müdafi ve katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde; sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK'nın 43, 62,52/2, maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 2500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık müdafinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; yapı kayıt belgesi bulunduğuna, sanığın inşai faaliyetlere devam ettiğine dair kesin ve somut delil bulunmadığına, sair ve resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Tüm dosya kapsamından 06.04.2018 tarihinde ... Belediye Başkanlığınca; ... ilçesi ... Mahallesi tapuda 151 ada, 20 parselde kayıtlı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 14.02.1996 gün ve 5576 sayılı kararı ile tescil edilen veve mülga Muğla Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21.07.2011 tarih ve 7377 sayılı kararı ile tesciline devam ettirilen 3. derece doğal sit sınırları içinde yer alan ve kıyı şeridinden ilk 100 metre içinde bulunan taşınmaz üzerinde sanık tarafından mevzuata aykırı şekilde izinsiz ve ruhsatsız olarak taş istinat duvarı ve betonarme yapı yaptırıldığından bahisle tutanak tanzim edilerek suç duyurusunda bulunulduğu, Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürecinde aldırılan 02.03.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre yapı tatil zaptı 1.kat imal edilirken tespit edilmiş ise de halihazırda 2. katın bitirilmiş vaziyette olduğu, çatısı kiremit yapının dış cephe doğramalarının takılı merdivenlerinin mermerlerinin yapılı olduğu, elektrik ve sıhhi tesisatın var olduğu fakat priz ve anahtar montajının olmadığı, önündeki teras ve çevre düzenlemesinin tamamlanmış olduğunun tespit edildiği, yürütülen soruşturma neticesinde sanık hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 65/1, Kıyı Kanunu 15/5, Türk Ceza Kanunu 184/1, 44/1, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece 06.03.2020 tarihinde icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan heyet bilirkişi raporuna göre;davaya konu aykırılıkların “Datça Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi”“3. Derece Doğal Sit Alanı” ve onaylı kıyı kenar çizgisine göre ilk 100 m içinde bulunduğu, iki katlı betonarme yapı, teras ve istinat duvarları yapımı için zeminde kazı yapılmak, betonarmeden temel ve üzerine yapı yapılması eylemlerinin 2863 sayılı yasada tarifi yapılan inşai ve fiziki müdahale kapsamında olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmasında özetle; arazinin kendisine miras kaldığını, 2017 Aralık ayında usta ile görüşüp yapılacak alana ilişkin noktaları belirlediğini, 2018 yılı mart ayında da yapıyı yapmaya başladığını, beyan ettiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; "... mahkememizce yapılan keşif, keşif zaptı, bilirkişi raporu, müşteki kurum dilekçesi, kurumlarla yapılan yazışmalar, ihbar evrakı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık savunması, kurumlarla yapılan yazışmalar, kolluk tutanakları, soruşturma dosyasında bulunan resimler ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın her ne kadar imar affından faydalanmak için yapı kayıt belgesi aldığı görülmüş ise de; mevzuat gereği imar affının sit alanlarını ve 31.12.2017 tarihinden sonra yapılan yapıları kapsamadığı, söz konusu yapının sanığın savunmasından ve uydu görüntülerinden de tespit ediliği üzere yapının 2018 tarihinden sonra yapıldığı, 2017 yılında yapının bulunmadığı, bu nedenle yapı kayıt belgesin olsa da kanun kapsamında kalmadığı ve verilmiş olan yapı kayıt belgesinin sadece beyan doğrultusunda oluşturulduğu sit kapsamında kalması ve imar affı tarihlerine uymaması nedeniyle iptal edileceğinin de anlaşıldığı, bu nedenle sanığın eyleminin yapı yaptırmak suretiyle İmar Kirliliğine Neden Olma suçunu oluşturduğu ayrıca sit kapsamında yapının inşaa edilmesi nedeniyle 2863 sayılı kanunun 65/1 maddesine muhalefet suçunu işlediği ve yapının bulunduğu konum itibari ile kıyı kenar çizgisinin ilk 100 metresinde olması nedeniyle 3621 sayılı kıyı kanununa muhalefet suçununda oluştuğu anlaşılmakla,... " gerekçeleriyle sanığın TCK madde 44 uyarınca 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın ek savunması alınarak duruşmalı yürütülen yargılama neticesinde,"..Yargılama sonunda; sanığın 3.derece doğal sit alanı olarak tescil ve ilan edilen alanda ve kıyı kenar çizgisinin ilk 100 metresi içinde kalan hisseli taşınmazında, yapı tatil zaptı ve bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde sit alanına inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olmak üzere her biri yaklaşık 85 m² olmak üzere iki katlı bina nitelikli yapı, 9 m² teras ve 16 m uzunluğunda 2.40 m yüksekliğinde taş duvar inşaatı yapmaya başladığı, yapı tatil zaptı ile imalatların durdurulmasına rağmen aynı suç işleme kararı ile imalatlara devam ederek tamamlamak suretiyle zincirleme olarak 2863 sayılı Kanuna muhalefet etmek suçunu işlediği, sanığın imalata 2017 yılında başladığı ve yapı kayıt belgesi aldığını beyan etmişse de, suça konu imalatların sit alanında yapılmış olması ve imal tarihleri itibariyle yapı kayıt belgesi alınmış olmasının eylemi hukuka uygun hale getirmeyeceği," gerekçeleriyle zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.