Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/5179 E. , 2025/7804 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafi ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 14
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/5179 E. , 2025/7804 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafi ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62, 50. maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezasına karar verilmiş, sanık temyizi üzerine Dairemizce basit yargılama usulü uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyan mahkemece basit yargılama usulü uygulanarak verilen karara sanık müdafinin itirazı üzerine seri yargılama usulünün uygulanması için durma kararı verildiği, sanığın başvurmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiği, genel hükümlere göre sanık hakkında 179/3-2,62,50. maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezasına karar verildiği anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca zamanaşımı nedeni ile düşme kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat verilmesi gerektiğine ilişkindir. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi;sanığa az ceza verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın 308 promil alkollü olarak maddi hasarlı kaza yaptığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Seri muhakeme usulünün uygulanması için verilen durma kararı, 5237 sayılı Kanun'un 67. maddesinde belirtilen zamanaşımını durduran nedenlerinden biri olmamakla birlikte sanık hakkında verilen ilk mahkumiyet kararının 25.02.2016 tarihli olduğu, zamanaşımının bu tarihte kesildiği, bu tarihten itibaren mahkemece basit yargılama usulü uygulanarak verilen 31.05.2023 tarihine kadar zamanaşımının dolmadığı dikkate alındığında zamanaşımı nedeni ile bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle, TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; olay günü tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet veren ve yapılan ölçümde güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak derecede 308 promil alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında, tespit edilen alkol promil miktarı ve trafik kazasına sebebiyet vererek yarattığı tehlike itibariyle, kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, işbu karara ilişkin aleyhe temyiz bulunsa da Dairemizin 10.11.2022 tarihli 2020/8832 -E, 2022/8352 K sayılı kararının temyiz incelemesinin sanığın kanun yoluna başvurusu neticesinde verildiği, dolayısıyla işbu Mahkemenin 25.02.2016 tarihli, 2015/1756 E-2016/413 K kararında neticeten verilen 500 TL adli para cezasının CMUK'un 326/son maddesi gereği sanık açısından kazanılmış hak oluşturacağının anlaşılması karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Büyükçekmece 29. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafi ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.