Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/6013 E. , 2025/7386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1445 E., 2025/1566 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafında
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/6013 E. , 2025/7386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1445 E., 2025/1566 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekili, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edildi; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekili, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekili, mahalli Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddine, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekili, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı şekilde az olduğunu, olayı gören tanığın mahkemece dinlenilmediğini, avukatlık ücretinin ve yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi gerektiğini, Katılan ... vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında olası kast ya da bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı şekilde az olduğunu, Katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, sanık hakkında olası kast ya da bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı şekilde az olduğunu, Katılan ... vekilinin temyiz isteği, sanığın hızının fazla olduğunu, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini, sanık müdafiinin temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, eksik kovuşturma yapıldığını, delillerin toplanmadığını, kazanın asıl sorumlularının tespit edilmediğini, hükmedilen cezanın fazla olduğunu, kusur değerlendirmesinin teknik verilere dayanmadığını, tutukluluk halinin kaldırılması gerektiğini, belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille, hız sınırının 50 km/s olduğu, gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, eğimsiz ve düz olduğu, üç şeritli bölünmüş asfalt kaplama caddede seyrederken, önünde bulunan orta şeritte normal hızlarda seyir halinde olan beyaz renkli minibüsün arkasından ani bir şekilde yola girdiği, sağından geçmek istediği esnada yolun sağında park halinde bulunan aracı fark etmesiyle birlikte kontrolsüz ve ani bir şekilde manevra yaparak hatalı şerit değiştirmesi sonucu aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan kaldırma çıkarak kaldırım üzerinde bulunan yayalara çarpması sonucu iki kişinin ölümü, bir kişinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralandığı olayda, mahkemece, asli ve tam kusurlu şekilde neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmeyerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekili, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Sanığın beyanında minibüsün aniden önüne geldiğini, bu nedenle sağa manevra yaptığını, sağ tarafta park halinde otomobil olduğunu ve ona çarpmamak için tekrar sol tarafa manevra yaptığını, iki aracın arasında kaldığını, sonrasında tekrar sağa manevra yaptığını ve aracının kontrolden çıktığı beyanı, araç içerisinde yolcu olarak bulunan ve soruşturma aşamasında beyanı alınan tanık beyanları, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporunda da var olduğu tespit edilen park eden aracın bulunduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece olay tarihinde, olay mahallinde kaza esnasında sağ şeritte park halinde bulunan otomobilin nizami olarak park edip etmediği, park edilen yerin park yasağı olan yerlerden olup olmadığı, otomobilin park edilmesinin trafik akış ve güvenliğini olumsuz şekilde etkiler nitelikte olup olmadığı tespit edildikten sonra dosyanın Adli Tıp Kurumu heyetine tevdii edilerek sanığın kusur durumuna ilişkin yeniden rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri sureti ile bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2.Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, olay anındaki hızın azami hız sınırının bir katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, sanığın olay anında saatte kaç km hızla seyir halinde olduğunun, mahal şartları, kamera kaydına yansıyan veriler, olay sonrası trafik kazası tespit tutanağı içeriğine yansıtılmış olgular, otomobillerin, teknik özellikleri, kaza sonrası durma pozisyonları ve hasar durumları, fren sistemi gibi etkenler baz alınarak; evrensel kabul gören bilimsel bir yöntemle uzman bilirkişi heyetine incelettirilmesi, sonucuna göre sanığın bilinçli taksir altında hareket edip etmediğinin tartışma ve değerlendirme konusu yapılması gerekirken, sanığın kusur durumuna ilişkin rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve tespitinin yapılması gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekili, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, önündeki minibüsün arkasından ani şekilde yola girip sağından geçmek isterken park halindeki aracı fark edip kontrolsüz manevra yapmış, aracın hakimiyetini kaybederek kaldırımdaki iki yayanın ölümüne, birinin yaralanmasına neden olmuştur. İstinaf, taksirle öldürmeden kurulan mahkumiyeti esastan reddetmiştir.
Hukuki İlke: Olay anındaki hızın azami hız sınırının bir katı veya daha fazlası olduğu tespit edilirse bilinçli taksir koşulları oluşur; bu nedenle sanığın hızı bilimsel yöntemle (kamera kaydı, hasar durumu, kaza tespit verileri) uzman bilirkişi heyetine incelettirilmeli, park halindeki aracın nizami olup olmadığı araştırılıp Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmalıdır.
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Trafik ölümlerinde bilinçli taksir sınırının hız tespitine bağlı olduğunu bilerek, hızın bilimsel yöntemle belirlenmesini ve üçüncü aracın park kusurunun araştırılmasını isteyin; eksik hız/kusur incelemesi bozma sebebidir.