Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/6240 E. , 2026/843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/305 E., 2024/636 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesin
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/6240 E. , 2026/843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/305 E., 2024/636 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 51/1-3-7-8 maddeleri uyarınca hükmedilen 5 ay hapis cezasının 1 yıl süreyle ertelemesine karar verilmiş, ilgili kararın mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2019/4972 Esas, 2020/1098 Karar sayılı ilâmıyla, hükmedilen ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/8.maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, kararın 04.12.2020 tarihinde kesinleşmesinden sonra 5 yıllık denetim süresi içerisinde 19.10.2013 tarihinde sanığın işlediği ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçunun 11.03.2024 tarihinde kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucunda 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi gereğince hüküm açıklanarak, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1, 53/1-2-3 maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille, yerleşim yeri içinde, gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, bölünmüş asfalt kaplama caddede seyrederken, olay mahalli olan dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, kendisine hitap eden ''DUR'' levhasına karşın kontrolsüzce kavşağa girdiği sırada, aracının sağ ön kısımlarına, gidiş yönüne göre sağdan gelen sürücü Azmi idaresindeki motosikletin sol yan kısımlarıyla çarpmasıyla, bir kişinin vücudunda dördüncü dereceden kırık oluşacak, bir kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayda, mahkemece asli kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Antalya 16.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin üçüncü fıkrasının hükümden çıkartılmak suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kontrolsüz kavşakta 'DUR' levhasına uymayarak motosikletle çarpışan ve iki kişinin (biri ağır) yaralanmasına neden olan sanık hakkında önce HAGB verilmiş; denetim süresi içinde işlediği ruhsatsız silah suçunun kesinleşmesi üzerine hüküm açıklanarak taksirle yaralamadan mahkûmiyet ve hak yoksunlukları uygulanmıştır. Sanık temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Taksirli suçlarda TCK 53/1-2-3'te düzenlenen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakma güvenlik tedbirleri uygulanamaz; HAGB'nin denetim süresi içinde kasıtlı suç işlenmesi halinde açıklanması ise yerindedir.
Uygulama Sonucu: Düzelterek onama (TCK 53 hak yoksunlukları hükümden çıkarılarak)
Dava Strateji Notu: Taksirli suç mahkûmiyetlerinde TCK 53 hak yoksunluklarının uygulanması yerleşik içtihada aykırıdır; uygulanmışsa düzelterek onama/bozma sebebidir, mutlaka temyiz nedeni yapın. HAGB'de denetim süresince kasıtlı suçtan kaçınmanın önemini müvekkile açıkça hatırlatın.