Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/6277 E. , 2025/8054 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/66 E., 2019/261 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapıl
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/6277 E. , 2025/8054 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/66 E., 2019/261 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 51, 51/3-7-8 maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynı süreyle ertelemesine karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 21.04.2009 tarihli ve 2009/1144 Esas, 2009/4892 Karar sayılı ilâmıyla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasının hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, kararın 13.11.2009 tarihinde kesinleşmesinden sonra 5 yıllık denetim süresi içerisinde 04.11.2014 tarihinde sanığın işlediği başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun 19.12.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucunda 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hüküm açıklanarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın işlediği ikinci suçun kesinleşme tarihinin denetim süresinden sonra olduğu, müvekkilinin yıllar önce istemeden karıştığı bir kazadan dolayı ömrünün yarısını baskı altında hissetmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, sanığa ceza verilmemesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille, gece vakti, meskun mahal dışında, korkuluksuz sert virajlı, bölünmüş asfalt kaplama devlet yolunda seyrederken, olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmek suretiyle orta refüje çarparak takla atarak, karşı şeritteki şarampole devrilmesi şeklinde gerçekleşen ve araçtaki bir yolcunun ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece tam kusurlu şekilde kazaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tamamen kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün birinci fıkrasının güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin dördüncü paragrafının hükümden çıkartılmak suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.