İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/6485 Karar: 2026/1235 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/6485 K.2026/1235

12. Ceza Dairesi 2025/6485 E. , 2026/1235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1842 E., 2025/915 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kur

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/6485 E. , 2026/1235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1842 E., 2025/915 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kur

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/6485 E. , 2026/1235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1842 E., 2025/915 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 134/1-2, 43/1-2, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.09.2024 tarihli ve 2021/8766 Esas, 2024/4534 Karar sayılı ilamı ile; "...bisikletinin önüne takılı cep telefonu ile kamera kaydı açık bir şekilde olay yerine gelerek yine mağdureyi okula bırakma teklifinde bulunduğu, mağdurenin üç kere 'gerek yok' diyerek reddetmesine rağmen sanığın çekime devam ederek niyetinde ısrarcı olduğu, video görüntüsünü mağdureyle karşılaşmadan önce başlattığından dolayı doğrudan kastı olmadığı düşünülmüş olsa dahi mağdureyle karşılaştıktan sonra video kaydını durdurmayarak devam etmesi sebebiyle kastı gerçekleştiğinden suçun unsurlarının meydana geldiği, mağdurenin okula gideceği saati bilen ve evinin etrafında tur atarak mağdureyle karşılacağını öngören sanığın, cep telefonu marifetiyle görüntüleri bilerek ve isteyerek kayıt altına aldığı ve video kaydındaki çelişkili beyanları nazara alındığında, mağdure ...'ya yönelik eylemleri itibarıyla aynı suç işleme kararlılığı ile hareket ettiği anlaşılan sanık yönünden suç kastı oluştuğu halde, kastının bulunmadığından bahisle yazılı biçimde beraat kararı verilmesi..."nin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle hüküm bozulmuştur. Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanunun 134/1-2, 43/1-2, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; karar aleyhine sadece sanığın istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından 5271 sayıl Kanunun 283. maddesi uyarınca hapis cezasının 1 yıl 13 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, Mahkeme hatalı inceleme ve değerlendirme yaparak karar verdiğine, cep telefonu ile yaptığı video kaydını suç işleme kastı ile yapmadığına, saldırıya uğraması nedeni ile video kaydını kapatamadığına, özel yaşama ilişkin bir kayıt bulunmadığına, kayıtların suç işleyen karşı tarafın suç teşkil eden eylemlerine ilişkin ve delil niteliğinde olduğuna, beraatına karar verilmesi gerektiğine, Katılan vekilinin temyiz istemi, katılan lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın 02/06/2017 tarihinde mağdure çocuk ...'nın evinin etrafında bir kaç defa elektrikli bisikletiyle tur attığı, ...'nın evden çıkmasını beklediği, ... evden çıkıp okuluna gitmek isterken şüphelinin ...'nın yanına geldiği ve elinde bulunan cep telefon ile mağdurenin görüntü ve sesini hukuka aykırı bir şekilde kayıt etmeye başladığı, ...'ya simit aldığını, poğaça aldığını beyan ederek okula bırakmak için ikna etmeye çalıştığı, bu sırada olay yerine ...'nın annesi ve dayısı katılan ... ile katılan sanık ...'ın geldiği, sanık ...'in bu sırada kayıt yapmakta olduğu telefonu cebine koyarak mağdure, katılan ve katılan sanık ...'ın sesini bilgileri dışında hukuka aykırı bir şekilde kaydetmeye başladığı kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 134. maddesindeki görüntü ve seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine sanığın mağdure ...'yı okula giderken 2 kez elektrikli bisikletine bindirerek okula bıraktığı, bu sırada mağdurenin görüntülerini kayda aldığı iddiası ile kamu davası açılmış olsa da sanığın kayıt işlemini mağdureyi elektrikli bisikletine almadan önce başlattığı, çevreyi çektiği, doğrudan mağdureye karşı eyleminin olmadığı, bu sebeple özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu kast unsurunun mevcut olayda gerçekleşmediği sonucuna varılmakla sanığın istinaf isteminin kabulüne, isnat olunan suçtan 5271 sayılı Kanunun 223/2-c maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.09.2024 tarihli ve 2021/8766 Esas, 2024/4534 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Dairemizce verilen bozma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde sanığın bisikletinin önüne taktığı cep telefonunun kamerası ile katılanları video kaydına aldığı ve video kaydını durdurmayarak eyleminde ısrarcı olarak kastının devam ettiği gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 134/1-2 ve 43. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanık tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen beraat hükmünün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 134/1-2 ve 43. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararı sonrası Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünde sanık hakkında kazanılmış hakkın oluşmayacağının gözetilmemesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Ceza davalarında ücret" başlıklı 14. maddesinin; "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." hükmü gereği, sanık hakkında mahkumiyete karar verilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre katılan kurum lehine Bölge Adliye Mahkemesi duruşma vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin bu yönden temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hükmün beşinci paragrafı hükümden çıkarılmasına ve hükmün yedinci fıkrasından sonra gelecek şekilde "Katılan ... ...'nın kendisini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince istinaf yoluyla görülen birden fazla duruşması olan kovuşturma için ödenmesi gereken 32.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin sanıktan alınıp Katılan ...'ya verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla