KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2025/6566 E., 2026/3625 K.
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/527 E., 2024/730 K
- Suç
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
- Karar
- Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Detayı
844 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli 2019/70 Esas ve 2019/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına verilen kararın 19.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/311 Esas, 2024/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ihbarda bulunulduğu, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesinin ardından İzmir
42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/70 Esas ve 2019/101 Karar sayılı dosyasındaki karar açıklanarak, İzmir
42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2024/527 Esas, 2024/730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3 delaletiyle 179/2, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, sözü geçen kararın, istinaf edilmeksizin 17.09.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca, 24.09.2025 tarihli ve 94660652-105-35-34875-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/115193 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/115193 sayılı Kanun yararına bozma isteminin. “Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan sanık ... O.'nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir
42. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli ve 2019/70 esas, 2019/101 sayılı kararının 19.11.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 14.01.2021 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2, 62... sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir
42. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2024 tarihli ve 2024/527 esas, 2024/730 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay
12. Ceza Dairesinin 14.05.2024 tarihli ve 2023/6150 esas, 2024/235 karar sayılı ilâmı ile; '....İnceleme konusu hükümde, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbarı üzerine dosyanın yeniden ele alınmasını müteakip, kasıtlı suçun tarihinin 05.09.2022 olduğu ile dava derdest iken Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği göz önüne alındığında, sanığın lehine olan seri yargılama usulünün uygulanması gerektiği cihetle,
kamu davasının durmasına ve dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür...' şeklinde de belirtildiği üzere. Dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir
42. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli kararının 19.11.2019 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edildiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği göz önüne alındığında,
sanığın lehine olan seri yargılama usulünün uygulanması amacıyla kamu davasının durmasına ve dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İncelenen dosya kapsamına göre. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 10.09.2019 tarihinde iddianame düzenlendiği ve dava açıldığı, İzmir
42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/70 Esas, 2019/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararının 19.11.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 14.01.2021 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, hükmün açıklanması ile İzmir
42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2024/527 Esas, 2024/730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3 delaletiyle 179/2, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 17.09.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, inceleme konusu hükümde, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbarı üzerine dosyanın yeniden ele alınmasını müteakip,
kasıtlı suçun tarihinin 14.01.2021 olduğu, dava derdest iken Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği göz önüne alındığında, sanığın lehine olan seri yargılama usulünün uygulanması gerektiği cihetle, kamu davasının durmasına ve dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve kanun yararına bozma talebi uygun görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir