Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/6242 E. , 2025/8144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/223 E., 2025/416 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Yargıtay 11. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı üzerine sanık
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/6242 E. , 2025/8144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/223 E., 2025/416 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Yargıtay 11. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı üzerine sanık hakkında verilen kararın; katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği görüşüldü: 12.03.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15 inci maddesi ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle "CMK'nın 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümleri uygulanır. 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde düzenleme yapılarak, İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf yasa yoluna tabi olduğu belirtilmiş ise de, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8.maddesindeki "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar yönünden yasa yolunun temyiz olduğu ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği anlaşılmakla yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 7394 sayılı yasa ile değişik 213 sayılı Kanun'un 359/4 ve 5237 sayılı Kanun'un 43, 62... . maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında şartları oluşmamasına karşın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. Sanığın temyiz istemi; aldığı mahkumiyet kararının yeniden değerlendirilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda; isteme yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın defter ve belgeleri ibraz etmeyerek üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık ve katılan vekili tarafından sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.