İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/2183 Karar: 2025/7396 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/2183 K.2025/7396

12. Ceza Dairesi 2025/2183 E. , 2025/7396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/212 E., 2024/269 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Temyiz isteminin reddi Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üze

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/2183 E. , 2025/7396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/212 E., 2024/269 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Temyiz isteminin reddi Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üze

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/2183 E. , 2025/7396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/212 E., 2024/269 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Temyiz isteminin reddi Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da İlk Derece Mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırına göre hükmün davalı açısından kesin olduğu belirlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki davacı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacılar vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle davacı ... ... bakımından 30.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... bakımından 50.000,00 TL maddi, 500.000,00 manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacı ... bakımından 2.907,40 TL maddi, 5.000,00 TL manevi, davacı ... bakımından 2.981,57 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile davacı ... bakımından 2.907,40 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, davacı ... bakımından 2.981,57 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/178 Esas – 2018/226 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıların yağma suçundan 22.03.2016-26.05.2016 tarihleri arasında 65 gün tutuklu kaldıkları, yapılan yargılama sonunda beraatlerine hükmedildiği, beraat hükümlerinin 28.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükümlerinin davacı asillere tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacılar tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk sürelerinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da İlk Derece Mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 28.250 TL olduğu; İlk Derece Mahkemesince davacılar lehine hükmedilen toplam tazminat miktarının 25.888,97 TL olduğu, bu itibarla kabul edilen toplam tazminat miktarına göre hükmün davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı ve hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacılar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla