Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/6591 E. , 2026/3642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/53 E. 2025/222 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/6591 E. , 2026/3642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/53 E. 2025/222 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.12.2024 tarihli ve 2022/8470 Esas,2024/7320 Karar sayılı ilamıyla "Her ne kadar ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Adli Emanet Memurluğuna ait 17.11.2020 tarihli tutanağında belirtilen hususlara istinaden el konulan paranın piyasada tedavüle elverişsiz olduğu ve bu durumun davacının kusuru nedeniyle gerçekleştiğinden bahisle davanın reddine karar verilmişse de; Suç Eşyası Yönetmeliğinin 14. maddesindeki ''Emanet memuru, miktarı ne olursa olsun kasa kaydına kaydettiği memleket dâhilinde tedavül eden ve aynen muhafazası gerekmeyen paraları, suç eşyası esas kaydındaki numarasını da belirtmek suretiyle, Cumhuriyet başsavcılığı emanet bürosu adına faiz getirecek bir hesap ile millî bankalardan birine ayrı ayrı derhal yatırır. Bu hesapta emanet kayıt numarası gösterilir.'' ve aynı yönetmeliğin 15. maddesindeki ''14'üncü maddenin birinci fıkrasına göre bankaya yatırılan paraların faizleri, anapara ile birlikte bu Yönetmeliğin iade veya müsadereye ilişkin hükümlerine tâbidir. '' düzenlemeleri kapsamında davacıya ait el konulan paranın, el konulma tarihi ile teslim alma tarihleri arasındaki döneme ilişkin faiz hesaplamasının bilirkişi marifetiyle yapılarak, maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince, ilk derece mahkemesince davanın tümüyle reddedilmesi ve karar tarihi dikkate alınarak, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen ''8.200 TL'' maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ''825 TL'' dilekçe ücretine hükmedilmesi," gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde Yerel Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu aldırılarak önceki hükümde direnilmesine karar verilerek davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacıya bilirkişi raporu doğrultusundan döviz mevduat faiz miktarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; Mahkemece el konulan paraların elverişsiz olduğu kabulünün herhangi bir araştırmaya dayanmadığına, ... Bankası tarafından paraların incelenerek orjinal olduklarına dair tespit yapıldığına ve elverişsiz olduklarına dair bir tespite yer verilmediğine, tazminata hükmolunması gerektiğine, hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğuna, bilirkişi raporundaki tespitin hatalı olduğuna, enflasyon karşısında munzam zararın da hesaplanması gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/100472 ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/22314 soruşturma sayılı dosyaları kapsamında, davacının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından davacıya ait 144.200 Euro paraya 05.07.2017 tarihinde el konulduğu, yapılan soruşturma sonunda her iki suç yönünden ayrı ayrı kovuşturmaya yer olmadığına ve el konulan paraların sahibine 17.11.2020 tarihinde iadesine dair karar verildiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılmış başka dava bulunmadığı tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesince Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu aldırıldığı tespit olunmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde,"... Mahkememiz tarafından önceki kararda direnilmiş olmakla, maddi ve manevi tazminat kararına hükmedilirken öncelikle doğrudan uğranılan maddi ve manevi zararlar, somut durumun özellikleri ve tarafların olayda ki kusurlarının oranı ve ağırlığına göre karar verileceği, manevi tazminatı etkileyen hallerin her olayın özelliğine göre değişebileceğinden hakimin tazminatı ve miktarını belirlerken her somut olayın özelliğine uygun olarak takdir hakkını kullanacağından davacının tazminat hakkının doğup doğmadığı hususu değerlendirilirken, davacının Türkiye'ye gelirken 144.200 Euro parayı bedeni içerisine sokup sınırdan ülkeye giriş yaptığı, bedeninde bulunan paranın verdiği tıbbi rahatsızlık üzerine ... Eğitim Araştırma Hastanesi'ne müracaat ederek cerrahi yöntemle paranın davacının bedeninden çıkarıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında 06.07.2017 paralara el konulduğu ve ... 9. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2017/2529 Değişik iş sayılı kararı ile el koyma kararının onandığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğu'nun 17.11.2020 tarihli teslim tutanağı uyarınca, Adli Emanetin 2017/12035 sırasında kayıtlı 144.200 Euro paranın kirli, yırtık, kanlı ve tahrifatlı olduğunun sabit olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, paranın kirli, yırtık, kanlı ve tahrifatlı olması nedeniyle piyasada kullanıma elverişsiz olması ve davacının yürütülen soruşturma aşamasında ilgili kolluk birimince alınan ifadesinde el konulan paraları makatına soktuğuna ilişkin beyanının bulunması, bu beyanının kendi hareketinden kaynaklanan bir sonuç olduğuna delalet olduğu, bu haliyle el konulan paraların kullanıma elverişsiz hale gelmesinde davacının kusurunun bulunması nedeniyle, bu durumun davacının kendi kusurundan kaynaklanan bir durum olması hasebiyle tazminat hakkına engel teşkil ettiği kanaatine varılarak" gerekçesiyle önceki kararda direnilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.11.2024 tarihli ve 2021/12-98 Esas, 2024/329 Karar sayılı ilamına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir. Bu kapsamda Dairemizin 09.12.2024 tarih, 2022/8470 Esas, 2024/7320 Karar sayılı bozma ilamından sonra yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda direnme kararı verilmiş ve önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de; bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi raporu aldırılarak hüküm kurulmasından dolayı yerel mahkemenin son uygulamasının direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1- Gerekçeli karar başlığında "16.02.2021" olan dava tarihinin gösterilmemesi, 2- Her ne kadar ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Adli Emanet Memurluğuna ait 17.11.2020 tarihli tutanağında belirtilen hususlara istinaden el konulan paranın piyasada tedavüle elverişsiz olduğu ve bu durumun davacının kusuru nedeniyle gerçekleştiğinden bahisle davanın reddine karar verilmişse de; Türkiye Cumhuriyeti ... Banknot Efektif Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme Raporu uyarınca el konulan kıymetlerin orijinal olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla paraların piyasada tedavüle elverişsiz olup olmadığına dair Bankaca yapılan bir tespitin de yer almadığı gözetilerek; Suç Eşyası Yönetmeliğinin 14. maddesindeki ''Emanet memuru, miktarı ne olursa olsun kasa kaydına kaydettiği memleket dâhilinde tedavül eden ve aynen muhafazası gerekmeyen paraları, suç eşyası esas kaydındaki numarasını da belirtmek suretiyle, Cumhuriyet başsavcılığı emanet bürosu adına faiz getirecek bir hesap ile millî bankalardan birine ayrı ayrı derhal yatırır. Bu hesapta emanet kayıt numarası gösterilir.'' ve aynı yönetmeliğin 15. maddesindeki ''14'üncü maddenin birinci fıkrasına göre bankaya yatırılan paraların faizleri, anapara ile birlikte bu Yönetmeliğin iade veya müsadereye ilişkin hükümlerine tâbidir. '' düzenlemeleri kapsamında davacıya ait el konulan paranın bilirkişi marifetiyle hesaplanan döviz mevduat faizi işletilmiş miktarının davacıya maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca ... 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.