KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2025/8593 E., 2026/3397 K.
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/145 E., 2014/659 K
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Ret
Karar Detayı
296 kelime·1 dk okuma
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin kararın, sanık müdafii tarafından eski hâle getirme talebiyle birlikte temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın “Eski Hâle Getirme” başlıklı 40/1. maddesinde; kusuru bulunmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin eski hâle getirme isteminde bulunabileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında; kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişinin kusursuz sayılacağı belirtilmiştir.
Sanık müdafii, 21.10.2025 tarihli dilekçe ile sanığa usulüne uygun şekilde gerekçeli karar tebliği yapılmadığını, bu hususun savunma hakkını ihlal ettiğini belirterek kesinleştirme işleminin iptali ile infazın durdurulmasını talep etmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinde, "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur" düzenlemesine yer verilmiştir.
Her ne kadar gerekçeli kararın tebliği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine aykırı şekilde sanığın bilinen son adresi yerine mernis adres kayıt sistemine yapılmışsa da, sanığın İlk Derece Mahkemesine hitaben yazdığı 19.08.2022 tarihli dilekçe ile hakkında uzlaşma hükümlerinin ve lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiği, yukarıda değinilen 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre sanığın, hakkında verilen kararı en son bu tarihte öğrendiğinin kabulü gerekeceği, bir başka deyişle temyiz süresinin bu tarihten itibaren başlayarak bir hafta sonunda sona ermiş sayılması gerektiği anlaşılmıştır.