Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/1092 E. , 2025/3653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/225 E., 2024/207 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgil
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/1092 E. , 2025/3653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/225 E., 2024/207 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Akdağmadeni Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2024 tarihli ve 2024/225 Esas, 2024/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2, 53/1, 58/6 maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 250/4 maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karar itiraz edilmeksizin 04.06.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. fıkrası uyarınca, 28.02.2025 tarihli ve 94660652-105-66-4425-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.03.2025 tarihli ve KYB-2025/31290 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2025 tarihli ve KYB-2025/31290 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1- Sanığın, .... İlçesi ... mevkinde alkollü araç kullandığının tutanak altına alınması karşısında, söz konusu mevkinin trafiğe açık bir alan olup olmadığı hususunda herhangi bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine suçunu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter ölçüde delil elde edilmeden ve tutanak tanıklarının dinlenilmeden karar verilmesinde, Kabule göre de; 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesinde yer alan, “... (2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan (Ek ibare: 24/11/2016-6763 S.K./16. md) iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme karşısında, teşdit sebebinin yalnızca promil yüksekliği olarak değerlendilmesinin gerekçesi gösterilmeden cezanın alt sınırın çok üzerinde belirlenerek fazla ceza tayin edilmesinde, 2- Sanık hakkında herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmamasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Somut olayda, Akdağmadeni Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheliye hakkındaki isnat, seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/1. maddesi gereğince bilgilendirmenin yapıldığı, 22.05.2024 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulü kapsamında şüpheliye tüm sonuçları ile belirtilen teklifin kendisi tarafından müdafii huzurunda kabul edildiği, Akdağmadeni Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen yine 22.05.2024 tarihli talepnamenin aynı tarihte anılan mahkemece kabul edilmesi ile talepte belirtilen doğrultuda karar verildiği, 5237 sayılı TCK'nın 62.maddesine ilişkin olarak indirim uygulanmasının yargı organlarının takdirinde olduğu gibi şüpheli tarafından da kabul edilen talepnamede belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurulmasının mahkemece yasal zorunluluk olduğu birlikte değerlendirildiğinde takdiri indirim hükümlerine yer verilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir. 2.Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle, TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, tespit edilen alkol promil miktarı itibariyle kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetildiğinde mahkemenin ceza tayininde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 3.241 promil alkollü vaziyette araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2 maddesi gereğince trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği somut olayda, kamu görevini ifa eden kolluk kuvvetlerinin yol kontrol uygulaması sırasında sanığın alkollü şekilde araç kullandığını tutanakla tespit ettikleri, ıslak imzalı tutanağın ve alkolmetre çıktısının dosya arasında bulunduğu ve yukarıda değinilen gerekçelerle birlikte tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığının anlaşılması karşısında mahkemece verilen mahkumiyet kararı isabetli bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.