İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/714 Karar: 2025/4325 Tarih: 2025

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/714 K.2025/4325

12. Ceza Dairesi 2025/714 E. , 2025/4325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1746 E., 2021/476 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 25.06.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece M

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/714 E. , 2025/4325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1746 E., 2021/476 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 25.06.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece M

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/714 E. , 2025/4325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1746 E., 2021/476 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 25.06.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 100.000 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/179 Esas – 2017/540 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, tazminat davasına dayanak teşkil eden davacıya ait... plakalı araçta yapılan aramada 2380 paket kaçak sigara ele geçirildiği, araca el konulduğu, aracı kullanan sanık ... ve yolcu koltuğunda bulunan kardeşi olan sanık ... hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda dosya dışı sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verildiği, suçta kullanılan aracın ise kaçak eşya ile aracın değerinin kıyaslanması neticesinde müsadere kararının verilmesinin ağır sonuçlar doğuracağı gerekçesiyle müsaderesine yer olmadığı kararı verildiği, söz konusu aracın müsaderesine yer olmadığı yönündeki kararın TCK 54/3 gereğince takdir hakkı kullanılarak verildiği; ayrıca davacı vekilinin ilgili gümrük müdürlüğü tarafından aracın haksız yere satılması ve satış bedelinin tamamının kendilerine ödenmemesi nedeniyle oluşan zararın tazmini yönündeki talebinin de CMK 141 ve devamına göre tazminat davası konusu içerisinde yer almadığı sonuç ve kanaatine varıldığından kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dairemizce yapılan incelemede, tazminat talebinin dayanağı olan Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/179 Esas – 2017/540 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıya ait dava konusu ... plakalı araç hakkında, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, Şırnak Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/901 D. İş sayılı kararı ile kaçak sigaraların naklinde kullanıldığı ve gizli bölmelerin tespit edildiği gerekçesi ile 5607 sayılı Kanunun 10/2 maddesi uyarınca 29.04.2016 tarihinde fiilen el koyma kararı verildiği, 09.05.2017 tarihinde aracın davacıya iadesine karar verildiği, aracın 29.05.2017 tarihinde tasfiye edildiği, yapılan yargılama sonunda 17.10.2017 tarihinde müsaderesine yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın 28.06.2018 tarihinde kesinleştiği, yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin (j) bendinde, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin uğramış olduğu zararları isteyebilecekleri, aynı Kanun'un 128. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen el koyma kararlarının sicile şerh verilmek suretiyle icra olunacağı, suçların işlenmesinde kullanılan taşıtlara CMK 128/4 düzenlemesine göre el konulacağı ancak, 5607 sayılı Kanun'un 10/2 maddesi gereği; 13 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olması halinde, elkonulan taşıtın, elkoyma kararı veren mercilerce alıkonacağı, sahibinin taşıtın değeri kadar teminatı alıkoyma tarihinden itibaren otuz gün içinde gümrük idaresine teslim etmesi halinde, taşıtın sahibine iade edileceği, aksi takdirde, tasfiye idaresi tarafından soruşturma ve kovuşturma sonucu beklenmeksizin derhal tasfiye olunacağı düzenlenmektedir. Dava konusu araç hakkında kaçak sigaraların naklinde kullanıldığı ve gizli bölmelerin tespit edildiği gerekçesi ile 5607 sayılı Kanunun 10/2 madde hükmü gereğince fiilen el koyma kararı verildiği, Anayasa Mahkemesinin 20.09.2017 tarih, 2014/14195 başvuru numaralı kararında belirttiği hususlar dahilinde, iyiniyetli üçüncü kişilere ait taşınırlar hakkında yapılan fiili el koyma işlemlerine ilişkin olarak bu şahısların zararlarını talep edebilecekleri, bu halde, fiili el koyma süresinin makul olup olmadığı hususunun gözetilmesi gerektiği halde eldeki davada iyiniyetli 3. kişi konumunda olan davacıya ait aracın makul sürede iade edilip edilmediğine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; mahkemece belirtilen hususlarda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Davacıya ait araç, kaçak sigara naklinde kullanıldığı ve gizli bölmelerin tespit edildiği gerekçesiyle 5607 sayılı Kanun 10/2 uyarınca fiilen alıkonulmuş, sonra tasfiye edilmiş; ceza davasında aracın müsaderesine yer olmadığına karar verilmiş, davacı maddi/manevi tazminat istemiştir.

Hukuki İlke: CMK 141 (j) bendi, 128/4 ve 5607 sayılı Kanun 10/2 çerçevesinde, iyiniyetli üçüncü kişilere ait taşınırlara yönelik fiili el koyma işlemlerinde (AYM 2014/14195 sayılı kararı doğrultusunda) fiili el koyma/alıkoyma süresinin makul olup olmadığı değerlendirilmelidir; iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki davacıya ait aracın makul sürede iade edilip edilmediği araştırılmadan verilen ret kararı hukuka aykırıdır.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: İyiniyetli üçüncü kişiye ait araçta fiili el koyma kanuni olsa bile, alıkoyma süresinin makullüğü ayrıca denetlenir; makul süre aşılmışsa tazminat doğabilir, bu nedenle el koyma-iade tarihleri ve tasfiye süreci dosyaya net konulmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla