İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2025/8646 Karar: 2026/3921 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/8646 K.2026/3921

12. Ceza Dairesi 2025/8646 E. , 2026/3921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/221 E., 2024/66 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2025/8646 E. , 2026/3921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/221 E., 2024/66 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2025/8646 E. , 2026/3921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/221 E., 2024/66 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2019/360 Esas, 2021/32 sayılı kararının 18.02.2021 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 12.07.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Mahkemesince mâhkumiyete konu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması nedeniyle sanık hakkındaki yargılamanın kovuşturma koşulu tamamlanmak üzere durmasına ilişkin Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2022 tarihli ve 2022/564 Esas, 2022/685 sayılı kararını müteakip, inceleme konusu suça ilişkin olarak önceki tarihte açılmış ve kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan aynı eylem nedeniyle yeniden soruşturma yapılamayacağı cihetle Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.03.2023 tarihli ve 2022/... Soruşturma, 2023/1156 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı sonrasında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılamada hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 179/3. maddesi delaletiyle 179/2, 62... sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri uyarınca 5 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli ve 2024/221 Esas, 2024/66 Karar sayılı kararın kesinleştiği anlaşılmakla; 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığının, 16.12.2025 tarihli ve 94660652-105-40-10000-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve 2025/151213 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve 2025/151213 sayılı kanun yararına bozma isteminin: 1-Dosya kapsamına göre; ''7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, 'Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.' hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'u uyarınca öncelikle bilinen son adrese normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, 'Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması' gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/486 esas, 2019/1821 karar sayılı ilâmında '...suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilk kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı...' şeklinde belirtildiği, Bu açıklamalar ışığında, somut olayda, sanığın yokluğunda verilen Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 18.02.2021 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, anılan kararın tebliği için, sanığın yakalama üzerine alınan savunmasında belirtmiş olduğu bilinen son adresi olan '... köyü No:... .../Kırşehir' adresine, öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine uyarınca tebligat yapılarak, yapılan tebligatın iade edilmesi halinde, bu sefer anılan Kanun'un 21/2. maddesine gereğince tebliğ edilmesi yerine, doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince yapılan tebliğ işleminin geçerli sayılamayacağı, bu itibarla sanığa tebliğ işleminin geçersiz olması karşısında; esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İncelenen dosya kapsamına göre; sanığın 25.12.2020 tarihli yakalama kararı üzerine alınan ifadesinde, adresini "... Köyü No:... .../ KIRŞEHİR" olarak bildirdiği, bu haliyle anılan Mahkeme kararının öncelikle duruşmada bildirdiği bilinen en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca normal tebligat çıkarılması ve bu tebligatın iade gelmesi halinde ise bu kez aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre mernis adresine tebliğ yapılması gerektiği halde, doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve bu nedenle anılan kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mâhkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli ve 2024/221 Esas, 2024/66 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK 179/2-3 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmış, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (CMK 231/5) karar verilmiş, karar sanığın yokluğunda verilerek doğrudan mernis adresine tebliğ edilmiştir. Sonradan denetim süresi içinde kasıtlı suç işlendiği ihbar edilince HAGB kararı açıklanarak mahkumiyete hükmedilmiştir. Adalet Bakanlığı, tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle HAGB kararının kesinleşmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesindeki iki aşamalı yönteme göre, sanığın bilinen en son adresine önce 21/1. maddesi uyarınca normal tebligat çıkarılması, bu tebligatın iade gelmesi hâlinde ise adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak 21/2. maddesine göre tebligat yapılması gerekir. Bu aşamalar izlenmeden doğrudan mernis adresine yapılan tebligat usulsüz olup HAGB kararı kesinleşmez; kesinleşmeyen HAGB'de denetim süresi başlamayacağından denetim süresi içinde suç işlendiği gerekçesiyle hüküm açıklanamaz.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hükmün CMK 309/3. maddesi gereği kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: HAGB kararının denetim süresini başlatabilmesi için tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 21/1 ve gerektiğinde 21/2. madde sıralamasına uygun yapılıp yapılmadığı titizlikle denetlenmelidir. Doğrudan mernis adresine tebligat halinde kararın kesinleşmediği savunulup, sonradan açıklanan hükmün geçersizliği ileri sürülebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla