Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/8770 E. , 2026/2869 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/959 E., 2025/626 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekil
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/8770 E. , 2026/2869 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/959 E., 2025/626 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 33.663,63 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 33.629,33 TL'ye indirilmesi, manevi tazminat miktarının 75.000,00 TL'ye yükseltilmesi, buna göre değişen vekalet ücretinin 17.380,69 TL olarak belirlenmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce temyiz isteminin kabulü ile hükmolunan tazminat miktarlarına faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği ve manevi tazminata eksik hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada 33.629,33 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 13.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; atılı suçlamanın niteliği ve tutuklu kalınan süre dikkate alındığında hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde tazminat talebinin dayanağı olan Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/375 Esas-2021/20 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 13.09.2018 - 17.02.2020 tarihleri arasında 522 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.09.2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu edilmediği, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti suçlamasıyla 13.09.2018-17.02.2020 arasında 522 gün gözaltında ve tutuklu kaldıktan sonra beraat eden davacının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında, bozma sonrası yargılamada 33.629,33 TL maddi ve 150.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacı vekili miktarların düşüklüğünü ileri sürerek yeniden temyiz etmiş; Yargıtay 12. Ceza Dairesi, daha önce eksik manevi tazminat nedeniyle bozduğu dosyada aynı eksikliğin sürdüğünü tespit etmiştir.
Hukuki İlke: Manevi tazminat; davacının sosyal ve ekonomik durumu, atılı suçun niteliği, tutuklanmaya neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kalınan süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faiziyle elde edilecek parasal değer dikkate alınarak hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak belirlenmelidir; bu ölçütlere uymayan eksik manevi tazminat, bozma sonrası artırılmış olsa bile yeniden bozma nedenidir.
Uygulama Sonucu: Davacı vekilinin sair sebepleri reddedilmekle birlikte, 522 günlük tutukluluğa karşın hükmedilen manevi tazminat ölçütlere göre yine eksik bulunarak hüküm CMK 302/2 gereği tebliğnameye aykırı olarak bozulmuş ve dosya Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu: Bu karar, mağdur vekilinin manevi tazminat miktarını ısrarla temyiz etmesinin işe yaradığını gösterir: aynı dosyada iki kez 'eksik manevi tazminat' bozması alınmış, miktar 50.000 TL'den 150.000 TL'ye çıkmasına rağmen yine yetersiz bulunmuştur. Uzun tutuklulukta paranın kesinleşme tarihine kadarki değer kaybı argümanı (faiziyle elde edilecek parasal değer ölçütü) dilekçede açıkça işlenmeli, düşük miktar kararları kesinleştirilmeden temyiz edilmelidir.