İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2026/287 Karar: 2026/2192 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2026/287 K.2026/2192

12. Ceza Dairesi 2026/287 E. , 2026/2192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/21 E., 2025/2553 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İstanbul Bölge Adliy

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2026/287 E. , 2026/2192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/21 E., 2025/2553 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İstanbul Bölge Adliy

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2026/287 E. , 2026/2192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/21 E., 2025/2553 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli ve 2020/276 Esas, 2023/716 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 02.05.2024 tarihli ve 2024/378 Esas, 2024/1321 Karar sayılı kararı ile " Sanık hakkında yapılan yargılamada beraat kararı verilmiş ise de; Gizleme suçu yönünden; sanığın eşine defter ve belgelerin ibrazı için 29.01.2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ yapılmasına rağmen sanık hakkında yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi, Düzenleme suçu yönünden; 2016-2017 yıllarında 5 firmaya düzenlemiş olduğu faturalara yönelik sanığın firmasının kapasitesinin olmaması, bildirilen çalışanların tümünün muvazaalı olması, faturalara ilişkin herhangi bir ödeme ve tahsilat belgesinin olmaması, sanığın dolaylı ikrarı, dosyada dinlenen tanık ifadeleri, sanığın mükellefiyetini sonradan kendi talebi ile ...ilçesine aldırması, iş yerinin elektrik borcu nedeniyle sanık hakkında yapıla icra takibi, gözetilip değerlendirilmeden; dosyada alınan Mali Bilirkişi Raporu, sanık hakkında düzenlenen VTR raporu ve dosyadaki tüm belge ve deliller tartışılıp değerlendirilmeden yetersiz gerekçe ile kurulan hükmün hukuka kesin aykırılık teşkil ettiğinden bozmayı gerektirmiş" şeklindeki gerekçeler ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 02.05.2024 tarihli ve 2024/378 Esas, 2024/1321 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2024 tarihli ve 2024/362 Esas, 2024/641 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesi, sahte belge düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından sanık hakkında beraat kararı vermiş; İstanbul BAM 33. Ceza Dairesi, katılan vekilinin istinafı üzerine, gizleme yönünden ibraz tebliğine rağmen yetersiz gerekçeyle beraat verildiği, düzenleme yönünden ise firma kapasitesi, muvazaalı çalışan bildirimleri, ödeme belgesi yokluğu, dolaylı ikrar ve tanık anlatımları ile bilirkişi ve vergi tekniği raporları tartışılmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle beraatleri dosya üzerinden bozmuştur. Bozma sonrası kurulan mahkûmiyete karşı sanık müdafiinin temyizi üzerine dosya Yargıtay 12. Ceza Dairesine gelmiştir.

Hukuki İlke: İstinaf dairesinin 'yetersiz gerekçe' ve delillerin tartışılmaması yönündeki tespitleri, CMK 280/1'in (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan duruşmasız bozma nedenleri arasında yer almadığı gibi, bu nitelikteki aykırılık ancak CMK 289/1-(h) kapsamında değerlendirilebilir; çözüm, 280/1-(g) uyarınca davanın istinafta yeniden görülüp duruşmada delillerin değerlendirilmesi ve hükmün 280/2 gereğince bizzat istinaf dairesince kurulmasıdır. CGK'nın 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı ile AYM'nin 2023/33667 sayılı kararı, aksine bozmaları ve devamındaki ilk derece hükümlerini hükümsüz saymaktadır.

Uygulama Sonucu: Bozma: İstanbul BAM 33. Ceza Dairesinin dosya üzerinden verdiği bozma ile bunun üzerine Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan 07.11.2024 tarihli karar hukukî değerden yoksun bulunmuş, hüküm CMK 302/2 gereği tebliğnameye uygun olarak bozulmuş ve dosya duruşmalı yargılama için aynı istinaf dairesine gönderilmiştir.

Dava Strateji Notu: Sahte fatura dosyalarında beraat istinafta 'deliller tartışılmadı' gerekçesiyle dosya üzerinden bozulup ardından mahkûmiyete dönüşmüşse, vergi tekniği raporu ve bilirkişi tartışmasına girmeden önce bozmanın CMK 280/1-e/f dışında kaldığı itirazını yapın; bu emsalde Yargıtay, aleyhine dönen süreci tümüyle geçersiz kılarak sanığa delillerin duruşmada yeniden değerlendirileceği bir yargılama güvencesi sağlamıştır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla