İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2026/365 Karar: 2026/2457 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2026/365 K.2026/2457)

12. Ceza Dairesi 2026/365 E. , 2026/2457 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/108 E. 2025/933 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2026/365 E. , 2026/2457 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/108 E. 2025/933 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2026/365 E. , 2026/2457 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/108 E. 2025/933 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1, 50/4, 50/1 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 21.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık ve katılanın temyizi üzerine Dairemizin 20.11.2024 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 28.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; olayda bilinçli taksirle hareket etmediğine, uykusuz olmadığı, arbaaların far ışıklarının gözlerini almasından kaynaklı olduğu, ölenin kardeşinin katılan sıfatının yasaya uygun olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü 08.10.2015 günü saat 01:25 sıralarında gece vakti, sanık ...’in sevk ve idaresinde bulunan 10... plakalı aracı ile yanında ölen ... ile birlikte ...-... bölünmüş devlet karayolunda ... yönünden ... istikametine doğru, iki şeritli yolun sağ şeridinde seyrettiği sırada yolun 3+300 km'sine geldiğinde aynı istikamette yine yolun sağ şeridinde giden diğer sanık ...'ın kullandığı 09... plakalı kamyonun arka sol köşe kısmına arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında sanık ...'ın kullandığı araçta yolu olarak bulunan...'in ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, sanığın arkadan çarpmak suretiyle asli kusurlu olduğu ve sanığın yönetimindeki araçla katettiği mesafe ve bu süreçte yeterince dinlenmemiş olması, kaza yerinde görüşe engel bir durumun ve yol sorunun bulunmaması, kazaya etki eden herhangi bir araç aksamı ya da kazanın oluşumunda sanıktan başka bir kişinin kusurunun olmaması, çarpma öncesi sanık tarafından fren tedbirine başvurulmaması, açıklanan bu hususlar birlikte dikkate alındığında, aşırı yorgun ve uykusuz olan sanığın, direksiyon başına geçip, yönetimindeki otomobili sürmeye devam ettiği, sanığın mahkemede alınan ilk savunmasında uyku hâlinin geldiğini, duramadığı için yola devam ettiğini beyan ettiği, sürüşle ilgili becerilerinde azalma olduğu ve bu hâli ile yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngördüğü hâlde önceki tecrübelerinin olumsuz neticelenmemesine, şoförlük yeteneklerine, özellikle de şansına güvendiği, böyle bir zanla objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, direksiyon başında uyuklamasından dolayı eyleminde bilinçli taksir oluşturan halin bulunduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3. maddelerindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi hukuka aykırı olup, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma sebebi sayılmamış olup tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Yerel mahkeme, gece vakti aşırı yorgun ve uykusuz biçimde araç kullanırken önündeki kamyona arkadan çarparak yolcusunun ölümüne neden olan sürücüyü, bozma sonrası taksirle öldürme suçundan (TCK 85/1, 22/3) adlî para cezasıyla cezalandırmıştır. Sanık, bilinçli taksirle hareket etmediğini ileri sürerek temyize başvurmuştur.

Hukuki İlke: Sürücünün, uykusuz ve yorgun olmasına, sürüş becerilerinin azaldığını fark etmesine rağmen 'şansına/becerisine güvenerek' yola devam etmesi hâlinde, neticeyi öngörüp istememesi nedeniyle eylem TCK 22/3 bilinçli taksir kapsamında değerlendirilir. TCK 50/4 uyarınca taksirli suçlardan hükmolunan hapis cezası kural olarak adlî para cezasına çevrilebilirse de, bu hüküm BİLİNÇLİ TAKSİR hâlinde uygulanmaz; bilinçli taksirde hapis cezası paraya çevrilemez.

Uygulama Sonucu: Daire, sanığın uykusuzluğunu bilerek yola devam etmesi karşısında eyleminin bilinçli taksir (TCK 22/3) oluşturduğunu belirlemiş; bilinçli taksir kabul edilmesine rağmen hapis cezasının TCK 50/4'e aykırı biçimde paraya çevrilmesinin hukuka aykırı olduğunu saptamış, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bunu bozma nedeni yapmamış ve hükmün ONANMASINA karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: Uykusuzluk/yorgunluk bilerek direksiyona geçme, taksiri 'bilinçli taksire' (TCK 22/3) çevirir; bu, hem cezayı ağırlaştırır hem de TCK 50/4 gereği hapsin adlî para cezasına çevrilmesini ENGELLER. Savunma açısından, failin neticeyi öngörecek durumda olup olmadığı (yol/görüş koşulları, ani gelişen bir etken) somut delillerle tartışılmalıdır. Aleyhe temyiz yoksa, hükümlü lehine olan (yanlış da olsa) para çevrimi bozulmayarak korunur. — Av. Aycan Ceylan

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla