İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2026/449 Karar: 2026/2193 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2026/449 K.2026/2193

12. Ceza Dairesi 2026/449 E. , 2026/2193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/258 E., 2025/238 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kar

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2026/449 E. , 2026/2193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/258 E., 2025/238 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kar

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2026/449 E. , 2026/2193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/258 E., 2025/238 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının sanık müdafii ve katılan vekilinin tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: A. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık müdafinin yokluğunda verilen hükmün, sanık müdafiine 28.02.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanık müdafinin de hükmü 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde öngörülen iki haftalık süre geçtikten sonra 17.03.2025 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2019/752 Esas, 2021/1291 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2022/644 Esas, 2023/661 Karar sayılı kararı ile " Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olan sanığın vergi incelemesi için istenen 2014 takvim yılına ait defter ve belgeleri ibraz etmeyerek üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması ve tanık beyanı kapsamına göre istenen defter ve belgeler katılan kuruma ibraz edilmesine rağmen yıpranmış olması nedeniyle teslim alınmadığı kabul edilerek sanığın beraatine karar verilmiş ise de, sanık savunması ve tanık beyanında geçen bu durumun katılan kuruma sorulmadığı anlaşıldığından, öncelikle katılan kurumdan istenen defter ve belgelerin yıpranmış da olsa inceleme için ibraz edilip edilmediğinin sorulması, gelen cevaba göre gerekirse vergi incelemesini yapan vergi müfettiş yardımcısının da tanık sıfatı ile beyanı alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi" şeklindeki gerekçeler ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesi'nin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 17.03.2023 tarihli ve 2022/644 Esas, 2023/661 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2024 tarihli ve 2023/592 Esas, 2024/560 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla