KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/26340 E., 2013/3133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28/06/2012
- Numarası
- 2011/1369-2012/614
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1) İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK’nun 438. ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2) Borçlular hakkında 03.08.2011 tanzim, 15.08.2011 vade tarihli, 47.000 TL miktarlı bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine geçilmiş, borçlu vekili; bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürmüş, mahkemece Eşref Boztepe’ye verilen imza yetkisi gereği itirazın reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 388.maddesi gereğince vekilin kambiyo taahhüdünde bulunabilmesi için özel yetkiyi haiz olması gerektiği gibi ticari vekilin böyle bir taahhüt altına girmesi de aynı Kanunun 453. maddesinde özel yetkinin bulunması koşuluna bağlanmıştır. Ancak, Borçlar Kanunu'nun 450.maddesine göre ticari mümessil böyle bir özel yetkisi olmadan kambiyo taahhütlerinde bulunabilir.
Somut olayda, takip dayanağı senedi borçlunun vekil tayin ettiği vekaleten imzaladığı çekişmesizdir.
Bakırköy 14. Noterliğince düzenlenen 13.05.2010 tarihli vekaletnamenin, adına işlemlerini yürütmeye, ticari mal almaya,satmaya, bedellerini tahsile fatura fiş tanzim etmeye ve iş yeri faaliyet konusu ile ilgili olarak diğer işlemleri ifa ve icraya yönelik verilmiş dar ve özel bir vekaletname olduğu, vekaletname kapsamı ve R.B.'nin tacir olmadığı dikkate alındığında ticari mümessil sayılamayacağı ve vekile özel olarak bono tanzim etme yetkisi de verilmediğine göre borçlu itirazının kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/26340, K. 2013/3133, 31 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama