KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/29192 E., 2013/4577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Fethiye İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 28/03/2012
- Numarası
- 2010/406-2012/145
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
01.10.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK 448.maddesine göre “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” 450. maddesinde “(1) 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.” düzenlemesi mevcuttur.
O halde dilekçelerin teati aşamasının geride kalıp, tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu dönemde sadece HMK’nun 324 maddesi uyarınca delil avansı istenebilir. Gider avansının yatırılmaması nedeni ile gider avansı yokluğundan davanın reddine karar verilemez.(HGK 12.12.2012 tarih ve 2012/9-1202 E-2012/1218 K)
2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 6352 sayılı kanunla değişik 18/1 maddesi gereğince icra mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır.
Uyuşmazlığa konu itirazın 27.04.2010 tarihinde 1086 sayılı HUMK zamanında yapılmış ve tahkikat aşamasına geçilmiş bulunduğu bu nedenle, artık sadece HMK’nun 324 maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak, gider avansı istenmesi yerinde olmadığı gibi; mahkemenin davanın reddine dayanak aldığı, itiraz eden tarafa verilen kesin süreye ilişkin ara kararında "50 TL diğer masraf" denilmek sureti ile alınması gereken avansın hangi işlere ilişkin olduğunun açıkça belirtilmemesi de doğru değildir.
Diğer taraftan inkar edilen imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama yükümlülüğü alacaklıya aittir. (HGK 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 E., 231 K.)
O halde mahkemece itiraz tarihi ve itirazın içeriği de gözönünde bulundurulmak suretiyle itirazın esasının yöntemince incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/29192, K. 2013/4577, 18 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama