KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2012/9300 E., 2012/27267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Muğla İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/12/2011
- Numarası
- 2011/12-2011/410
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu şirket takip dayanağı bonodaki imzanın şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığı itirazı ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda borca itirazın kabulüyle takibin durdurulmasına karar verilmiş, alacaklı aleyhine tazminata hükmolunmuştur.
İİK'nun 169/a-6. maddesinde; “Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere; takip muvakkaten durdurulmuş ise bu itirazın reddi halinde borçlu, diğer tarafın isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir” hükmüne yer verilmiştir.
Dairemizin istikrar bulan içtihatlarına göre borçlu şirketin başvurusu borca itiraz olarak nitelendirilmelidir. Kaldı ki mahkemece de istem borca itiraz olarak kabul edilmiştir. Bu durumda İİK'nun 169/a-6. maddesine göre, borçlu şirket lehine tazminata hükmedilebilmesi için borçlu şirketin talebi olması gerekir. Mahkemece, borçlu şirketin talebi olmaksızın, alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/9300, K. 2012/27267, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama