KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2013/32600 E., 2013/39497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/08/2013
- Numarası
- 2013/508-2013/821
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, İİK'nun 62. maddesine göre yapılan itiraz İİK.nun 66. maddesi gereğince takibi durdurur. Alacaklı, takibin devamını sağlamak için, İİK.nun 68. maddesi kapsamında "itirazın kendisine tebliğinden" itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz. İtirazın kaldırılması için öngörülen altı aylık süre yasadan kaynaklanan hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en gözetilmesi gerekir.
Somut olayda alacaklı tarafından borçlular hakkında başlatılan ilamsız icra takibinde; borçluların örnek 7 ödeme emrinin kendilerine tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde icra dairesine verdikleri dilekçe ile borca itiraz ettikleri, borçluların itirazı üzerine icra müdürlüğünce itirazın süresinde olması halinde takibin durdurulmasına karar verildiği,
alacaklı vekilinin icra mahkemesine başvurarak borçluların itirazının kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece alacaklı vekilinin borçluların itirazından sonra takip dosyasında yaptığı işlemler bulunması nedeniyle itirazdan en geç 05.07.2012 tarihinde haberdar olduğu ve öğrenme tarihine göre de 13.05.2013 tarihinde yapılan itirazın kaldırılması talebinin altı aylık hak düşürücü süreden sonra olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip dosyası kapsamından takibin durdurulmasına dair kararın alacaklı vekiline tebliğ edildiğine ilişkin bir tebligata rastlanılmamıştır. İİK'nun 68/1. maddesinde düzenlenen altı aylık hak düşürücü süre, yasaya göre öğrenme tarihinden itibaren değil itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başladığına göre, alacaklı vekilinin 13.05.2013 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvurunun yasal süresinde olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece itirazın kaldırılması isteminin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/32600, K. 2013/39497, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama