KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2015/2555 E., 2015/13375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlu ...’a örnek 10 numaralı ödeme emrinin 18.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen borçlunun ise İİK.nun 168/4.maddesinde öngörülen yasal süreden sonra icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek imzaya itiraz ettiği, mahkemece, takip dayanağı belge suretinin ödeme emrine eklenmediği nedeniyle ödeme emrinin iptaline, imzaya ve borca itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
7201 Sayılı Kanunun 32.maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Mahkemece, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu kabul edildiğine göre, öncelikle ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi gerekirken, bu yönde bir hüküm kurulmaması doğru değildir.
Öte yandan takip dayanağı belgenin ödeme emri ekinde gönderilmediği hususu, ancak borçlunun bu konuyu yasal sürede şikayet nedeni yapması halinde incelenebileceğinden mahkemece re'sen nazara alınamaz.
Bu nedenle mahkemece, ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesi yerine ödeme emrinin iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de, aleyhe bozma yasağı nedeniyle bu usulsüzlükler bozma nedeni yapılamamıştır.
Ancak mahkemece ödeme emri iptal edildiğine göre, imzaya itirazın esasının incelenmesi ve esası hakkında hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/2555, K. 2015/13375, 12 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama