KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2018/2932 E., 2018/7349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı taralından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takip dayanağı ilamda taraf olmadığı, ilamda davalı olarak gösterilen The Kirchman Corporation ile organik veya maddi bir bağı da bulunmadığını, bu nedenle taraf olmayan borçluya çıkarılan icra emrinin iptalini talepe etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, icra emrinde takip borçlusu olarak FIS (The Kirchman Corporation)’un gösterildiği, ancak takip dayanağı ilamda davalının The Kirchman Corporation olduğu, borçlu şirketi bünyesinde barındırdığı iddiasıyla Fidelity Information Services (kısaca FIS) ilave edilerek, FIS (The Kirchman Corporation) adına düzenlenen icra emrinin ilama aykırı olduğundan bahisle FIS (The Kirchman Corporation) adına düzenlenen icra emirinin iptaline karar verilmiştir.
Hüküm alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar İİK'nun 18/3. maddesi gereğince aksine hüküm bulunmayan hallerde duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de. anılan takdir yetkisi mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre işin duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği durumlarda mahkeme takdir yetkisini duruşma yapmaktan yana kullanmalıdır.
Takip dayanağı ilamda davalının The Kirchman Corporation olduğu, icra takibin ise FIS (The Kirchman Corporation) aleyhine başlatıldığı, alacaklının ilamdaki The Kirchman Corporation'un birleşme ve devir sonucunda FIS bünyesine girdiği iddiasının bulunduğu görülmektedir.
O halde mahkemece, duruşma açılarak tarafların delilleri toplanarak hakkında takip yapılan şirket ile ilamda davalı olarak yer alan şirketin aynı şirket olup olmadıkları hususunun tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, alacaklının birleşme ve devir iddiası üzerinde durulmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile evrak üzerinden karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/2932, K. 2018/7349, 4 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama