KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/11618 E., 2023/3941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/3156 E., 2022/2512 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul ... 13. İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/145 E., 2020/652 K.
Karar Metni
888 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi üçüncü kişi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu hakkında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, İcra Müdürlüğünce taraflarına tebliğ edilen müzekkere ile borçlunun kimlik numarası ve tebligata yarar adresinin bildirilmesinin istendiğini, ancak İİK’nın 367. maddesine göre icra müdürlüklerinin bilgi talep etme yetkilerinin borçlunun mevcudu ile sınırlı olduğunu, yine talep edilen bilgilerin Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesi kapsamında müşteri sırrı niteliğinde bilgiler olduğundan müzekkere gereğinin yerine getirilemesinin hukuka aykırı olup suç teşkil edeceğini ileri sürerek İcra Müdürlüğünün 25.02.2020 tarihli müzekkeresinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; borçlunun tebligata yarar adresi ve kimlik numarasının dosyaya celbinin takibe devam edilebilmesi için zorunlu olduğunu, bu hususların tespiti için şikayetçi bankaya müzekkere yazıldığını, şikayet dilekçesinde atıf yapılan kanun maddelerindeki kısıtlamaların cebri icrayı kapsamadığını savunarak şikayetin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dosyası içeriğinden dava dışı borçluya çıkartılan ödeme emri tebligatının bila tebliğ iade gelmesi üzerine davalı alacaklı tarafından borçlunun şikayetçi bankadaki tebligata elverişli adres bilgilerinin sorulmasını talep edildiği, İcra Müdürlüğünce talebin kabulü ile şikayetçi bankaya müzekkere yazıldığı,
şikayetçi bankanın İcra Mahkemesine başvurusunda memur işleminin iptalini talep ettiği, Bankacılık Kanunun 73. maddesindeki kısıtlamaların bankaların mensupları ve diğer görevlilerin sıfatları nedeniyle öğrendikleri bankalara ve müşterilerine ait sırları ihtiyari ve keyfi olarak açıklamalarına engel nitelikte olup cebri icrayı etkiler bir kısıtlamanın yer almadığı, anılan maddenin cebri icrayı kapsamadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi üçüncü kişi istinaf dilekçesinde; İcra Müdürlüğünce taraflarına tebliğ edilen müzekkere ile borçlunun kimlik numarası ve tebligata yarar adresinin bildirilmesinin istendiğini, ancak İİK’nın 367. maddesine göre icra müdürlüklerinin bilgi talep etme yetkilerinin borçlunun mevcudu ile sınırlı olduğunu, yine talep edilen bilgilerin Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesi kapsamında müşteri sırrı niteliğinde bilgiler olduğundan müzekkere gereğinin yerine getirilemesinin hukuka aykırı olup suç teşkil edeceğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. İİK'nın 367. maddesinde; icra veya iflas dairelerinin borçlunun mevcuduna dair isteyeceği bütün malumatı, hakiki ve hükmi her şahsın derhal vermeye ve talep halinde mevcudu bu dairelere teslime mecbur olduğu, Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesinde.
Kurul başkan ve üyeleri ile Kurum personeli, Fon Kurulu başkan ve üyeleri ile Fon personeli görevleri sırasında öğrendikleri bankalara ve bunların bağlı ortaklık, iştirak, birlikte kontrol edilen ortaklıkları ve müşterilerine ait sırları bu Kanuna ve özel kanunlarına göre yetkili olanlardan başkasına açıklayamayacakları ve kendilerinin veya başkalarının yararına kullanamayacakları, Kurumun dışarıdan destek hizmeti aldığı kişi ve kuruluşlar ile bunların çalışanlarının da bu hükme tâbi olduğu, bu yükümlülüğün görevden ayrıldıktan sonra da devam edeceği düzenlemesine yer verildiği,
Kanundaki bu kısıtlamaların bankaların mensupları ve diğer görevlilerinin sıfatları nedeniyle öğrendikleri bankalara ve müşterilerine ait sırları ihtiyari ve keyfi olarak açıklamalarına engel nitelikte olup, cebri icrayı etkilemeyeceği, anılan kısıtlamanın cebri icrayı kapsamayacağı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi üçüncü kişi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi üçüncü kişi temyiz dilekçesinde; İcra Müdürlüğünce taraflarına tebliğ edilen müzekkere ile borçlunun kimlik numarası ve tebligata yarar adresinin bildirilmesinin istendiğini, ancak İİK’nın 367. maddesine göre icra müdürlüklerinin bilgi talep etme yetkilerinin borçlunun mevcudu ile sınırlı olduğunu, yine talep edilen bilgilerin Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesi kapsamında müşteri sırrı niteliğinde bilgiler olduğundan müzekkere gereğinin yerine getirilemesinin hukuka aykırı olup suç teşkil edeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte icra memur muamelesini şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 16. ve 367. maddeleri, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve sair yasal mevzuat
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi üçüncü kişi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/11618, K. 2023/3941, 1 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama