KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/13185 E., 2023/238 K.·Kanun Yararına Bozma
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İcra Ceza Mahkemesi
- Suç
- Borçlunun ödeme şartını ihlâli
- İnceleme konusu karar
- Tazyik Hapsi
- Yoluna başvuran
- ... Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
954 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İstanbul 5. İcra Ceza Mahkemesinin 29.11.2019 tarihli ve 2019/507 Esas, 2019/992 sayılı kararı ile sanık ...'ın borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün itiraz edilmeksizin 03.01.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul 5. İcra Ceza Mahkemesinin 29.11.2019 tarihli ve 2019/503 Esas, 2019/978 sayılı kararı ile sanık ...'ın borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün itiraz edilmeksizin 03.01.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul 5. İcra Ceza Mahkemesinin 29.11.2019 tarihli ve 2019/506 Esas, 2019/991 sayılı kararı ile sanık ...'ın borçlunun ödeme şartını ihlâli suçundan 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün itiraz edilmeksizin 03.01.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
... Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.10.2022 tarihli ve 94660652-105-34-3790-2021-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB- 2022/132255 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I.İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB- 2022/132255 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosyalar kapsamına göre, alacaklı ...
Basım Yayın Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından yapılan şikâyetler üzerine borçlu sanık hakkında taahhüdü ihlâl suçundan açılan davalarda farklı icra dosyalarından verilen her bir taahhüdün ayrı bonolara ilişkin olması nedeniyle, ayrı ayrı her bir taahhüt için sanığın 3 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, somut olayda sanığın alacaklıya borçları nedeniyle tanzim tarihleri aynı (27/04/2016), ödeme tarihleri farklı olan ayrı ayrı bonolar düzenleyerek verdiği,
her bono için ayrı ayrı icra takipleri başlatıldığı ve başlatılan icra takiplerine ilişkin dosyalarda borçlu sanığa aynı tarihli (12/04/2017) taahhütnameler imzalatıldığı, her ne kadar bonolarda mücerretlik ilkesi geçerli ise de, 2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlâli halinde ceza” başlıklı 340. maddesinin "111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlâl eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.
Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir.
Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez." hükmü karşısında, ayrı ayrı bonolara konu borcun bir bütün olarak tarafları aynı olan tek bir borç olarak değerlendirilmesi gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29/09/2009 tarihli ve 2009/16-188 esas, 2009/205 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, aynı borç ilişkisi nedeniyle toplam tazyik hapsi miktarının 3 ayı geçemeyeceği düzenlemesi karşısında, yazılı şekilde sanığın her bir takip için ayrı ayrı 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II.GEREKÇE
1.Sanığın, yargılama konusu eylemi için 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesinde "üç aya kadar tazyik hapsi" öngörüldüğü belirlenmiştir.
2. 2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlâli halinde ceza” başlıklı 340. maddesi "111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlâl eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 2/l. maddesinde disiplin hapsi; "Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, önödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi" olarak tanımlanmıştır.
4.2004 sayılı Kanun'un da icra suçlarıyla ilgili hükümlerin 331 ilâ 345/b maddeleri arasında, muhakeme usulüne ilişkin hükümlerinin ise 346 ilâ 354 üncü maddelerinde düzenlendiği, icra suçlarının, hapis ve adlî para cezası şeklinde yaptırımlara bağlandığı, kabahatlar ise; disiplin veya tazyik hapsi yaptırımına bağlananlar şeklinde ikili bir ayrıma tâbi tutulduğu, disiplin hapsi veya tazyik hapsinin, bir suç karşılığı olmayıp kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış bir fiil karşılığı olarak uygulanan seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen yaptırımlardır.
5.2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. Taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin ayrı ayrı gösterilmemesi halinde taahhütte belirsizlik oluşacağından taahhüt geçerli olmayacaktır.
6.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde.
2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2017/11092 Esas sayılı, 2017/9606 Esas sayılı ve 2017/3832 Esas sayılı icra dosyalarında alınan 12.04.2017 tarihli taahhütnamelerde, faizin hangi dönemleri kapsadığı,
takip öncesi veya icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi, alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığından, taahhüt tutanaklarında faiz hususunda belirsizlik bulunduğundan, taahhütlerin geçerli olmadığı anlaşıldığından, inceleme konusu hükümler hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin ...
Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, ... Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/13185, K. 2023/238, 17 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama