KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2022/13621 E., 2023/5515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2023
Karar Metni
902 kelime·5 dk okuma·16 bölüm
...
MAHKEMESİ
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
2022/1354 E., 2022/1746 K. ... HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararı Kaldırılarak Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ
... İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI
2022/172 E., 2022/468 K.
Taraflar arasındaki genel haciz yoluyla ilamsız takipte, takip dosyasındaki ödeme emrinin usulsüz tebliği şikayeti sebebiyle yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile, ödeme emri tebliğ tarihinin 02.03.2022 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı karşı taraf alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili isteminde özetle; alacaklı tarafından şikayetçi aleyhine başlatılan takibin ödeme emrinin 18.02.2022 tarihinde usulsüz olarak tebliğ edildiğini, şikayetçinin bu usulsüz tebliğ nedeni ile ödeme emrini ve borcu 02.03.2022 tarihinde öğrenmiş bulunduğunu, başlatılan icra takibini öğrendikten sonra takibe 04.03.2022 tarihinde itiraz ettiğini, şikayetçiye yapılan ödeme emri tebliği işlemi usulsüz olduğunun tespiti ile ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 02.03.2022 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Karşı taraf alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; tebligatın usulüne uygun yapıldığını, şikayetçinin kötü niyetli olarak usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğunu, 15.03.2022 tarihinde borçlunun evine hacze gidildiğinde borçlunun haciz tutanağına geçen beyanına göre borçtan haberlerinin olduğunu ve borcu ödeyeceklerini beyan ettiğini, bu beyanlarının haciz tutanağına geçtiğini, şikayetçinin zaman kazanmak ve dosyayı sürüncemede bırakmak için yapılmış olan şikayetinin reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçinin " ..." adresine çıkartılan tebligatın "Aynı konutta ...'e tebliğ edildi" şerhiyle tebliğ edildiği bu hali ile tevziat saatinde borçlu muhatabın bulunmadığının tespit edilmesinden sonra tebliğ memurunca anılan mevzuat gereği, aynı konutta birlikte sürekli ikamet eden kişiye yapılan tebligatta yasaya uymayan bir yön olmayıp tebligatın usulüne uygun olduğu, her ne kadar ...
İl Emniyet Müdürlüğünün 16.03.2022 tarihli cevabı ile; "... isimli şahsın belirtilen adreste ... 'te ikamet ettiği, ... isimli şahsın yan komşusu olduğu ve ... 'te ikamet ettiği, şahısların aynı konutta ikamet etmedikleri" şeklinde cevap verilmiş ise de, ...
Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğünün 20.05.2022 tarihli yazı cevabı ile davacı ...'in adresinin "... /..." olduğunun bildirildiği anlaşıldığından, çıkarılan tebligatın usul ve Yasalara uygun olarak tebliğ edildiği, mevcut durumda söz konusu tebliğ mazbatalarının bütün unsurları barındırdığı usul ve yasaya uygun tebligat mazbatası düzenlendiği gibi ayrıca şikayetçi borçlu tarafından tebliğ belgesindeki işlemin aksinin herhangi bir delille ispatlanamadığı gerekçesiyle tebligat usulsüzlüğü şikayetinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Talepnamedeki itiraz sebeplerini tekrarla mahkemede celp edilen nüfus kayıtlarında tebligatı alan şahıs ile şikayetçinin aynı adreste oturmadığını, yapılan kolluk araştırmasında da tebligatı alan şahıs ile müvekkilin aynı konutta oturan kişiler olmadığının ortada olduğu, postacının düzgün adres araştırması yapmaksızın apartmanda ilk gördüğü şahsa tebligatı verdiği, tebligat yapılan adresin farklı kapı numarasına sahip olduğu,
posta memurunun tebligatta yazan kapıya giderek tebliğ yapması gerekirken gerekli araştırmayı yapmadan tebliğ işlemini usulsüz şekilde yaptığını, farklı bir kapı numarasında oturduğu sabit olan bir kişiye Tebligat Kanunu md. 16'ya göre tebliğ yapılmasının söz konusu olamayacağı, dava konusu tebligatın da usulsüz olduğu ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesi kararının tarafları lehine kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hem kolluk araştırması hem de mernis kayıtlarından, davacı ile yeğeninin adreslerinin farklı olduğu, aynı konutta oturmadıkları görülmekle, şikayete konu tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakta olup 02.03.2022 tarihi itibariyle usulsüz tebligata muttali olduğu görülmekle tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabulü ile belirttiği tarihe göre tebliğ tarihinin düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile, ödeme emri tebliğ tarihinin 02.03.2022 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Posta memurunun usulüne uygun bir şekilde, kanunda belirtildiği gibi tebligat yapılacak kişini hangi nedenle evde olmadığını tutanağa geçtiği, isteme konu tebligatta şikayetçinin, tebliğ esnasında ne sebeple orada bulunmadığının tebliğ zarfına şerh düşüldüğü, tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı, istemin haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 7201 sayılı TK md. 16, 3. 2004 sayılı İİK md. 16
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı taraf alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
...
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/13621, K. 2023/5515, 2 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama