İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 12. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/2900 K.2023/6402

...

Esas2023/2900Karar2023/6402Tarih19 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.337 kelime

KÜNYE

12. Hukuk Dairesi 2023/2900 E., 2023/6402 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.337 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

...

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, şikayetçinin ihalenin feshi talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Lehine aile konutu şerhi bulunan şikayetçi aleyhine taktir edilen para cezasına ilişkin re'sen yapılan değerlendirmede;

İİK'nın ihalenin feshi şikayetine ilişkin usül ve esasları belirten 134. maddesine 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa' nın 27.maddesi ile eklenen fıkra ile;

"İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.

Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;

1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,

2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,

3. İşin esasına girerek,talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder." hükmü getirilmiştir.

Düzenlemenin gerekçesi, ihalenin feshi talebi yukarıdaki sebeplerle reddedilen davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre para cezasının taktir edilebilmesini sağlamaktır.

Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemelidir.

Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re' sen değerlendirilir. Para cezasının oranına ilişkin değişikliğin, ne zaman, ne şekilde uygulanacağına ilişkin olarak İİK'na 24/11/2021 tarih ve 7343 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddesi; "134 üncü maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan

değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’da görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında uygulanmaz. Ancak, ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin hüküm görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanır. Temyiz kanun yolu incelemesi aşamasında bulunan dosyalar bakımından para cezasının oranına ilişkin olarak yapılan değişiklik tek başına bozma nedeni yapılamaz. Yargıtay değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebilir. " hükmünü içermektedir.

Bu yasal düzenlemeler ve değişiklik dikkate alınarak ihalenin feshi talebinin esastan reddi nedeni ile şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının oranı değerlendirildiğinde;

Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin % 1' i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3. maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olduğu görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin % 1'i olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nefaset ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 16/02/2023 tarihli ve 2022/575 E. 2023/692 K. sayılı kararının, hüküm fıkrasının para cezasına ilişkin “1” numaralı bendinde yer alan “%1'i oranında (3.515,00 TL para cezası)” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “% 5’i oranında” ibaresinin yazılmasına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2 ve 7343 sayılı Yasa'nın 33.maddesi ile eklenen GEÇİCİ MADDE 18/4. maddelerinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(M)

HK/S.A.

Üye ...'in Karşı Oy Yazısı: İcra İflas Kanunu’nun 134. maddesinin 2. fıkrasında “İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde adres göstermek koşuluyla İcra Mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan maddede ihalenin feshini isteyebilecek kişiler sınırlı olarak sayılmıştır. Bunun sebebi, ihalenin feshinin kötü niyetle talep edilmesinin, icrai satışların sürüncemede kalmasının önüne geçmektir.

İhalenin feshini isteyebilecek tapu sicilindeki ilgili kavramı içinde sınırlı ayni hak sahipleri değerlendirilebilirken tapu sicilindeki şahsi hak sahipleri ilgili kapsamında değerlendirilemez. Yargıtay taşınırlarda rehin sahibinin, istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin, satılan taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir koydurmuş kişilerin, taşınmazı takipten önce ipotekle satan kişinin ihalenin feshini istemeyeceği görüşündedir. (İcra İflas Hukuku- Canıtez, Atalay, Sungurtekin Özkan, Özekes- sayfa 386,387)

Türk Medeni Kanununun 194. maddesinin 1. fıkrasına göre “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini fesh edemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.” Söz konusu bu hükümde yer verilen, aile konutu ile ilgili tasarruf işlemlerini diğer eşin rızasına bağlayan şart, sadece malik olan eşin iradesine bağlı olarak gerçekleştirilebileceği işlemler için getirilmiştir. TMK 194. maddesinde yer alan koruma sadece aile konutu ile ilgili olarak iradi nitelikte bir borçlandırıcı ya da tasarruf işleminde diğer eşin rızasını aramaktadır.(... , Aile Konutu İle İlgili İşlemlerde Diğer Eşin Rızası-sayfa 119-120)

Malik eşin, bir borcundan dolayı alacaklının aile konutunu haczettirmesi durumunda, aile konutunu bu haciz işleminden kurtaracak herhangi bir hüküm ne Türk Medeni Kanununda ne de İcra İflas Kanununda yer almaktadır. Doktrinde bir görüşe göre borçlu eşin meskeniyet iddiasında bulunabilmesine rağmen yine de diğer eşin icra takibinden ve haczinden haberdar olması ve itiraz hakkını kullanabilmesi ve M.K. 194. maddesindeki koruma amacını tamamlaması açısından İcra İflas Kanununda yapılacak bir değişiklik ile diğer eşe de ödeme emri tebliği zorunluluğu getirilmesi isteği belirtilip ve örnek olarak İsviçre İcra İflas Kanununda bu konuda yapılan değişiklik ileri sürülmektedir. (Şükran Şıpka, a.g.e 120-122)

O halde mevcut yasal durumda aile konutu olan taşınmazın cebri icra ile haczi ve satışı mümkün olup, diğer eşin cebri icraya müdahalesi de yasal düzenlemeler karşısında mümkün değildir. “Aile konutunun icra ile haczi ve icra ile haciz sonucu satışı, bu madde kapsamına giren ve diğer eşin rızasına bağlı bir işlem olmadığı… taşınmazın tapu kaydında aile konutu şerhi bulunması, cebri icra yolu ile satışa engel teşkil etmeyeceği, kendisine satış ilanı tebliğ edilse dahi satışı durdurma olanağı bulunmayan davacı malik olmayan eşin, satış ilanı tebliğ edilmemesinden dolayı zarara uğradığından söz edilemez… (4 HD 26.10.2021 tarih, 2020/182 E.-2021/7595 K.) şeklindeki 4. HD kararı da aile konutu şerhi lehtarının, satışın durdurulması, iptali talebinde bulunamayacağı kabulünü içermektedir.

Aile konutu şerhi, malik olmayan eşin, evlilik birliğinin devam ettiğini kanıtlayan nüfus kayıt örneği ve eşlerin bu konutta birlikte yaşadığını ispatlayan muhtarlıktan alınan belgenin tapu müdürlüğüne ibrazı ile işlenebilmektedir. Bir başka deyişle aile konutu şerhi, “malik olmayan eşin bildirdiği sadece açıklayıcı bir beyandır” TMK 194. maddesi hükmü ile eşlerin fiil ehliyetine iradi tasarruflar için getirilen sınırlamada, tapuda aile konutu şerhinin konulması veya konulmaması koşuluna bağlanmamıştır. (HGK 15.04.2015 tarih, 2013/2-2056 E, 2015/1201 K.)

Cebri İcraya tesiri olmayan, bahsi geçen HGK kararında da vurgulandığı üzere iradi satışlar yönünden de varlığı veya yokluğu arasında fark bulunmayan bu şerh, malik olmayan eş lehine ayni hak doğurmadığından kendisine tapu sicilindeki ilgili sıfatı kazandırmaz. Tapu kaydına mahkemelerce konulup, bildirilen, tedbir şerhleri lehtarlarının dahi ilgili sıfatı kabul edilemezken, ilgilinin şahsi beyanı ile oluşturulan bu şerhin, kanunun aradığı manada tapu sicilindeki ilgili sıfatı vermeyeceği tabiidir.

Açıklanan gerekçelerle borçlu malik adına kayıtlı olması haczi için gerekli ve yeterli olan (HGK 07.04.2004 gün, 2004/12-210 E, 2004/208 K.) taşınmazın haczedilip satılması durumunda, tapu kaydında aile konutu şerhi bulunması hali de dahil, malik olmayan eşin ilgili sıfatı bulunmadığından ihalenin feshi davası açmakta İİK 138/2 maddesine göre aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır.

Dairemizin malik borçlunun, eşi durumunda olan kişilerin meskeniyet şikayetine (haczedilemezlik) gelebilmekte aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı yönündeki kabulü de dayanağını bu gerekçelerden almaktadır. Bu nedenledir ki ihalenin feshi davasında da eşin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığının kabulü içtihatlar arasındaki uyumsuzluğu giderip paralellik sağlayacaktır.

Somut olayda ihalenin feshini isteyen eşin dava açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. İcra mahkemesince Davanın bu nedenle reddi gerekirken işin esası incelenerek sonuca gidilmesi doğru değildir. Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının kaldırılması, İcra Mahkemesi Kararının yukarıda yazılı nedenlerle bozulması görüşünde olduğumdan, çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum.19.10.2023

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/2900, K. 2023/6402, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2900
Karar No
2023/6402
Tarih
19 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2900 K.2023/4627
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2901 K.2023/2490
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2901 K.2023/9219
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2902 K.2023/8427
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/2903 K.2023/13698
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2903 K.2023/8391

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.