KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/4482 E., 2024/2078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklılar tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, alacaklılar İcra Mahkemesine başvurusunda, takip konusu ilamda belirtilen genel kurul kararlarının iptalinin ticaret siciline bildirilmesi talebinin reddine ilişkin 26.08.2021 tarihli İcra Müdürlüğü kararının iptaline karar verilmesini talep ettiği mahkemece; talep konusu likit alacak veya eda hükmü içermediğinden şikayetin reddine karar verildiği, alacaklıların anılan karara yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; ilam nitelik itibariyle kesinleşmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, anılan karara yönelik olarak alacaklıların temyiz talebinde bulunduğu görülmektedir.
Para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrası İİK'nın 32 ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir.
Anılan maddede (para borcuna veya teminat verilmesine dair ilam İcra Dairesine verilince icra müdürü borçluya bir icra emri tebliğ eder…), İİK'nın “ilam mahiyetini haiz belgeler” başlığını taşıyan 38. maddesinde ise (Mahkeme huzurunda sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir…) şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
İlgili yasa maddeleri ile yasa koyucu hangi belgelere dayanılarak ilamlı takip yapılabileceğini, önemine binaen titizlikle düzenlemiş, gerekli gördüğü yerlerde bunu özel kanunlarda belirleyip sınırlandırmıştır. Burada göz ardı edilmemesi gereken husus ise maddede yer verilen ilamların, icrası yorum gerektirmeyecek açık tahsil hükmü (eda hükmü) taşıyan ilamlar olduğu noktasıdır. Bu nedenle eda hükmü içermeyen “Tespite” ilişkin ilamlar icra takibine konu edilemez.
Ancak, kesinleşmeleri halinde bu ilamlardaki vekalet ücreti ve yargılama giderine dayalı likit miktarların icra yolu ile infazı mümkündür.
Somut olayda takibe dayanak yapılan İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.07.2021 tarih ve 2019/437 E.2021/589 K. sayılı kararında “davalı/borçlu şirketin 30.04.2019 tarihli genel kurulunda alınan kararlardan.
(4) numaralı gündem maddesi ile ... dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine, (5) numaralı gündem maddesi ile davalı şirket yönetim kurulu başkanına ödenen ücretin artırılmasına ve prim ödenmesine, (6) numaralı gündem maddesi ile şirket ana sözleşmesinin 3.maddesinin tadil edilmesine ve (7) numaralı gündem maddesi ile alınan kararın, ...’a TTK’nın 395. ve 396. maddeleri gereğince davalı şirket konusu işlerle iştigal etmesine izin verilmesi kısmına, ilişkin alınan kararların ayrı ayrı iptaline” karar verilmiş, ilamda likit bir miktarın ödenmesi yönünde eda hükmü oluşturulmamıştır.
Bu durumda ilamın kesinleşmesi halinde yargılama giderleri ve vekalet ücreti kalemlerin istenebilmesi dışında icra yolu ile infazı da mümkün değildir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin eda hükmü içermeyen “Tespite” ilişkin ilamlar icra takibine konu edilemez gerekçesi ile reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/4482, K. 2024/2078, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama