KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2023/5967 E., 2024/1796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun kabulüne, sanıkların beraatine,
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
İlk derece mahkemesince, sanıkların eyleminin sübut bulduğundan bahisle mahkumiyetine dair karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkmesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararları kaldırılarak sanıkların beraatine dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkların üzerlerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan bu suçun. "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek, hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksilterek” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması karşısında.
Bölge adliye mahkemesince; şikayetin konusunun haczedilip takip borçlusu şirket yetkilisi olan sanık ...'a yediemin olarak bırakılan mahcuzların sanık ... tarafından diğer sanık ...'e işyeri devri yoluyla teslim edilmesine rağmen itiraz kapsamında
satılması sonrasında ihalenin feshi davası açılması suretiyle alacaklıyı zarara sokmak için mevcudu eksiltmek suçunu işlediği iddia edilen olayda; eylemin İİK'nun 331. maddesi kapsamında düzenlenen alacaklıyı zarara sokmak için mevcudu eksiltmek suçunu oluşturmayıp TCK'nun 289. maddesi kapsamında muhafaza görevini kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle sanıkların beraatine dair kararlar verilmiş ise de;
somut olayımızda, müşteki vekilinin 02/03/2021 tarihli şikayet dilekçesi içeriğinde, borçlu şirket hakkında başlatılan icra takip dosyasının kesinleşmesinden sonra borçlu şirket yetkilisi olan sanık ...'un şirkete ait işyerini sanık ...'e muvazaalı olarak devrettiği de belirterek şikayetçi olduğu hususu dikkate alındığında, müşteki vekilinin şikayetinin şirkete ait işyerinin devrine ilişkin de olduğu ve oluşa, bilirkişi raporu içeriği, sanıkların savunmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
sanıkların üzerlerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu ve bu haliyle alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek suçunu işledikleri sabit olan sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince mahkumiyet kararı verilmesi yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/5967, K. 2024/1796, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama