KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2024/5421 E., 2025/34 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar Metni
805 kelime·4 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız takipte, borçlunun borca itiraz etmesi üzerine alacaklının itirazın kaldırılması talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, alacaklının takibini 910.000,00 TL meblağlı bononun ödenmemesi üzerine takibini ipotek sözleşmesine dayandırdığını, ipotek miktarının 910.000,00 TL olması nedeniyle, daha fazla alacağın talep edilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 910.000 TL asıl alacak üzerindeki itirazın kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, alacaklı ve borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK'nın 149. maddesinde; "....İcra müdürü, ..., borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir" hükmünü düzenlemiştir. Bu hüküm gereği, icra takibinin, asıl borçlu (lehine ipotek verilen) aleyhine açılması asıldır. Ancak üçüncü kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğu takdirde, o kişi hakkında da takip yapılması gerekir. Şu hale göre ipotek veren 3. kişi ile asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır. Öte yandan Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesi hükmüne göre ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.
İcra takibinin dayanağı olan ipotek akit tablosunun incelenmesinde, alacaklı ... Gıda Ticaret A.Ş lehine borçlu ... Çay İmalatı Kömür İnşaat Ltd. Şti'nin borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ... adına kayıtlı taşınmaz hissesi üzerinde 27/09/2019 tarihinde ipotek tesis edildiği, söz konusu taşınmazdaki hissenin takipten evvel, 04.02.2020’de ipotekle yükümlü olarak 3. kişi T Unıon Internatıonal Emlak Danışmanlık ve DışTicaret A.Ş' tarafından satın alındığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 06/05/2021 tarihli icra takibinde ... ipotek veren sıfatı ile borçlu olarak gösterilmiş ise de; ipoteğe konu taşınmazdaki hissesini 04/02/2020 tarihinde devrettiği, icra takibinin ise 06/05/2021 tarihinde başlatıldığı, icra takip tarihi itibariyle ipotekli taşınmazdaki hissesini 3. kişiye devreden ...'in iş bu icra takip dosyasında borçlu sıfatı kalmadığından aleyhine icra takibi yapılamayacağı belirlenmiştir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, alacaklının itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/5421, K. 2025/34, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama