KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/5640 E., 2025/8308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının davalılardan ... vekilince temyiz edilmiş incelemenin duruşmalı olarak yapılması temyiz eden tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı T.C. ... vekili Av. .... ve davalı ... vekili Av. ...’ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 02.03.2015 gün, 2013/17750 E.-2015/3680 K. sayılı ilamı ile “Hazine alacağını doğuran idari para cezasına konu işlemin yapıldığı tarihten sonra borçlu tarafından yapılan tasarruf işlemlerinin, şartları varsa tasarrufun iptali davasına konu edilmesi mümkün olup eldeki dava da belirtilen maksada yönelik olarak açılmıştır. Mahkemece davanın dayanağını teşkil eden takipte çıkarılan ödeme emrine karşı açılmış bir davanın bulunup bulunmadığı da araştırılarak neticesine göre bir karar verilmesi yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde; idari para cezası düzenlenmesine esas teşkil eden işlemin davalılar arasındaki tasarruf tarihinden önce gerçekleştiği, yani kamu alacağının bu tarih itibari ile doğmuş bulunduğu, her ne kadar davaya konu edilen ilk ödeme emri iptal edilmiş ise de, borcu doğuran işleme karşı yeni ödeme emri düzenlendiği, buna karşı davalı tarafça açılan davanın reddine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği, davalıların kardeş olup, birbirlerinin mali durumlarını bilebilecek durumda oldukları, taşınmazın tapuda değerinin çok altında bir bedel ile devredildiği,
aksini gösteren bir ödemenin davalılarca ispat olunamadığı gerekçesi ile davalılar arasında yapılan tasarruf işleminin muvazaalı olduğuna kanaat getirilerek açılan davanın kabulüne, davacı tarafından ... Mahallesi, 9380 Ada, 26 Parselde davalı ...'ın hissesinin davalı ...'e devretmesine ilişkin tasarrufun iptali ile davacıya 03.05.20 17...
5...0 1 numaralı ödeme emrine istinaden cebri icra ve satış yetkisi verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı ... ...'in kardeşi olması sebebi ile davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olmasına göre; davalı ... ... vekilinin aşağıdaki bendin dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava 6183 sayılı Yasa'nın 24 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece konusunda uzman bilirkişiden, tasarruf tarihi itibari ile doğmuş idari para cezası borcununun tespiti yapılarak, tasarruf tarihi itibari ile doğmuş olan idari para cezası aslı ve fer'ileri üzerinden iptal kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de 136 sayılı Avukatlık Kanunun 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 sayılı Yasa'nın 35. maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından ... her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/5640, K. 2025/8308, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama