KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/6992 E., 2025/5732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.703 kelime·9 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi 3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından dava dışı borçlu ...Gayrimenkul Yatırım İşletme Anonim Şirketi aleyhine başlatılan adi kira ve hasılat kiralarına özgü 13 örnek nolu ilamsız icra takibinde, şikayetçi 3. kişinin icra mahkemesine başvurusunda, tahliye kararının infazına ilişkin 18.09.2023 tarihli müdürlük kararının iptalini istediği, İlk Derece Mahkemesince; tahliyenin infazı aşamasında icra müdürlüğünce İİK'nın 276. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiğinden 18.09.2023 tarihli müdürlük kararının icra dosyasının bulunduğu aşama itibariyle usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği,
kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; alacaklının istinaf isteminin vekalet ücretine ilişkin olması nedeniyle istinaf başvuru dilekçesinin İİK'nın 365/3. maddesi gereğince reddine; şikayetçi 3. kişinin istinaf başvurusunun ise, hükmün gerekçesi yönünden kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, tahliyenin infazına ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığından talebin kabulüne dair karara karşı takip dosyasının tarafı olmayan şikayetçi 3. kişinin şikayetinde hukuki menfaatinin bulunmadığı gerekçesi ile hukuki yarar yokluğundan şikayetin reddine karar verildiği,
kararın şikayetçi 3. kişi tarafından temyiz edildiği, temyizen yapılan inceleme üzerine Dairemizin 26.02.2025 tarih, 2025/104 E.-2025/1691 K. ve yine Dairemizin14.05.2025 tarih, 2025/3470 E.-2025/3937 K. sayılı bozma kararları ile “İcra müdürünün şikayete konu kararla İİK'nın 276/1. fıkrasına göre taşınmazın tahliyesine, ancak üçüncü kişinin taşınmazın tahliye işlemlerini yapabilmesi için 02.10.2023 tarihine kadar tahliyenin infazının ertelenmesine karar verdiği, İİK'nın 276/2. maddesine göre tahliyeyi tehirle 3 gün içince icra mahkemesine bir karar vermesi için keyfiyeti icra mahkemesine bildirilmesine karar vermediğinin açıkça anlaşıldığı,
bu nedenle üçüncü kişinin taşınmazın işgalde haklı bulunduğuna ilişkin iddia ve delillerini icra mahkemesinde ileri sürerek İİK'nın 276/3. maddesine göre bir karar verilmesi için şikayette bulunmakta hukuki yararı olduğu, icra müdürlüğünce 18.09.2023 tarihli tahliye işlemi sırasında İİK'nın 276/2. maddesindeki prosedürün işletilmemiş olması, şikayetçi 3. kişinin icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurmasına engel olmadığından bahisle, İİK'nın 276. maddesi kapsamında gerekli inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi” doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine yapılan inceleme neticesinde;
"şikâyetçi 3. kişinin alt kiracı sıfatıyla borçluya tebaen bu adreste oturması nedeniyle İİK'nın 276/son maddesi uyarınca 3. kişi sayılmayacağından tahliye işleminin icrasında bir usûlsüzlük bulunmadığı” gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, kararın şikayetçi tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır.
Kural olarak, icra müdürlüğünce 18.09.2023 tarihli tahliye işlemi sırasında İİK'nın 276/2. maddesindeki prosedürün işletilmemiş olması, şikayetçi 3. kişinin icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurmasına engel değildir. Ancak;
İİK’nın 366. maddesinin son fıkrasında; “Yargıtayın bozma kararı veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma, düzelterek veya yeniden esas hakkında vereceği kararları üzerine icra ve iflas işlerinde 40. md hükmü kıyas yolu ile uygulanır.” düzenlemesi mevcuttur.
İİK’nın 40. maddesinin 1. fıkrasında; ”Bir ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.” düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda; icra müdürünün tahliyenin infazına yönelik şikayete konu 18.09.2023 tarihli kararına dayanak olan Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/1395 E.-2023/432 K. sayılı tahliye kararı Dairemizin 22.05.2024 tarihli, 2024/2091 E.-2024/5185 K. sayılı kararı ile tahliye isteminin reddi gerekeceği yönünde bozulmuş olup bozma ilamı doğrultusunda verilen tahliye talebinin reddine ilişkin karar dairemizin 06.05.2025 tarih, 2025/2155 E.-2025/3658 K. sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Bu durumda ortada şikayete konu tahliye işleminin infazına dayanak bir tahliye kararı kalmamıştır. İİK'nın 40. maddesi uyarınca henüz iadesi gereken bir işlem yok ise de tahliyeye ilişkin kararın bozulması ile takip duracağı için artık bu aşamadan sonra ortada geçerli bir tahliye ilamı kalmadığından icra müdürünün şikayete konu karar ile üçüncü kişiye tahliye için süre vermesi işlemi usulsüz hale gelmiştir.
O halde, yukarıda açıklanan doğrultuda şikayetin kabulüne ve şikayete konu 18.09.2023 tarihli müdürlük işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/6992, K. 2025/5732, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama