KÜNYE
12. Hukuk Dairesi 2025/769 E., 2025/2444 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
1- Borçlunun temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Temyiz harcının yatırıldığı 05.12.2024 tarihinde borçlu tarafından temyiz dilekçesinin de verildiği ve UYAP'a talep evrakı olarak kaydedildiği görülmekle borçlunun temyiz istemi süresinde olup temyiz isteminin reddine ilişkin 20.12.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına oy birliği ile karar verildikten sonra Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 01.11.2024 tarih ve 2024/1739 Esas-2024/353 Karar sayılı asıl kararının temyizen incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Alacaklının temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 170/3. maddesi gereğince; icra mahkemesi, 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum eder" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun dayanak senetteki imzanın şirket yetkilisine kendisine ait olmadığını ileri sürerek icra mahkemesine başvurusu neticesinde; mahkemece, Kızıltepe İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/90 Esas sayılı dava dosyasında aldırılan 07.04.2023 ve 09.10.2023 tarihli bilirkişi raporları hükme esas alınarak imzaya itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükmünde, icra mahkemesince, İİK.nun 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapılacak bir imza incelemesi neticesinde tarafların tazminatla sorumlu tutulacakları düzenlendiğinden ve mahkemece bir imza incelemesi yapılmaksızın mahkemenin başka bir dava dosyasından aldırılan bilirkişi raporu dikkate alınarak sonuca gidildiğinden alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/769, K. 2025/2444, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama