KÜNYE
(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2012/25508 E., 2013/41715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, başkasına ait kimlik ya da kimlik bilgilerinin kullanılması
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında hükmolunan cezanın, 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I) Sanık ...'e yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede;
Hapis cezasına mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilebilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'in temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II) Sanık ...'e yüklenen başkasına ait kimlik ya da kimlik bilgilerinin kullanılması suçu bakımından yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu bakımından sürdürülen evrakın, emniyetçe ayrı bir fezleke ile Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilip farklı soruşturma numarasına kaydedildiği; bu soruşturma sonucu açılan kamu davasının Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/1328 sayılı esasına kaydedilerek, 24/02/2010 tarihinde karara bağlanılıp sanığın temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 11/12/2012 tarih ve 2012/3581-14824 E/K sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilerek mahkemesine iade edildiğinin UYAP ortamında yapılan araştırma sonucu tespit edildiği anlaşılmakla;
öncelikle, bozma sonrası Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nce devam ettirilen kovuşturma dosyasının akıbetinin araştırılarak kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edilmesi.
Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinde yürütülen davanın kesinleştiğinin tespiti halinde, aynı konuda ve aynı sanık hakkında açılmış, temyize konu olan mükerrer kamu davasının reddine karar verilmesi; aksi halde, mükerrer yargılama ve hüküm verilmesine neden olunmaması bakımından her iki davanın ortak bir mahkemede birleştirilmesi husunun değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kabule göre de;
2)Sorgusu sırasında gerçek kimlik bilgilerini veren sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi bakımından, gerçek kimliğini ortaya çıkaran parmak izi incelemesi ve adliye polis merkezine yapılan ihbarın Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusundan önce mi yoksa sonra mı olduğu belirlendikten sonra sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması;
3)Hapis cezasına mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi;
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2012/25508, K. 2013/41715, 26 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama