KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2015/5341 E., 2017/13022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar görmüş bulunan müşteki Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin 19/03/2014 tarihli celsedeki karşılıksız yararlanma suçu yönünden katılma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de; 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz etmeye hakkı bulunan müşteki kurum vekilinin davaya katılma iradesinin bulunduğu anlaşılmakla karşılıksız yararlanma suçu yönünden davaya katılmasına ve bu suretle Mahkemenin 01.07.2013 tarih 13/05/2014 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemeye gelince,
Mühür bozma suçunun fiil öğesi bağlamında hukuka aykırılık unsurunun oluşması için mühürleme yetkisinin kanuni dayanağının bulunmasının zorunlu olduğu, elektrik idaresinin ise özelleştirildiği bu sebeple kayıt dışı elektrik kullanımının engellenmesini sağlayan mühürlemenin kamu güvencesine haiz olmadığı, ilgili kanunlarda özel şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine ve buna aykırı davrananlar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 203. maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmediği, buna göre özel hukuk tüzel kişisinin kamusal yetki kullanma hakkı olmadığından,
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2015/5341, K. 2017/13022, 20 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama