KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2016/1867 E., 2017/9577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 2.400 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince sanık ...'ın temyiz taleplerinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Müştekiye yönelik hırsızlık eyleminin 01.04.2013 günü meydana geldiği akabinde 08.04.2013 günü hırsızlık şüphelisi olabileceği ihbarı üzerine sanığa ait ve o sırada sanığın içerisinde olduğu park halindeki aracın sağ ön koltuk arka cebinde müştekiye ait cep telefonunun ele geçmiş olması,
sanığın kollukta avukat huzurunda aracında ele geçen telefondan haberinin olmadığını, kimin koyduğunu bilmediğini belirttiği ancak mahkemede ki savunmasında adresini bilmediği ...'in araçta unuttuğunu belirtmiş ise de,
dosya dışı 05.04.2013 günü meydana gelen hırsızlığa teşebbüs olayının müştekisi...'in kaçan iki kişiyi araçla bekleyen ve aracı kullanan şahıs olarak sanığı canlı olarak teşhis ettiği gibi söz konusu olaya ilişkin tutanaklardan da kaçan aracın plakası olarak sanığa ait aracın plakasını verdiğinin anlaşılması yine 06.04.2013 günü müşteki ...'ın binanın girişinde gördüğü üç şüpheli şahıstan biri olarak sanığı teşhis ettiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında, tekerrüre esas alınan Antalya 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/728 E, 2012/ 1258 K sayılı ilam ile uyuşturucu kullanmak suçundan hükmolunan 10 ay hapis cezası nedeniyle tekerrür hükümleri uygulanmışsa da; sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başkaca da ilamının bulunmadığının ve hükümden sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 6545
sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 191. maddesinde yapılan düzenlemeye göre koşullarının oluşması durumunda, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının düşünülmemesi infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2016/1867, K. 2017/9577, 26 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama