KÜNYE
13. Ceza Dairesi 2017/3598 E., 2017/9684 K.·Kanun Yararına Bozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2017
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından sanıklar .... ve diğerleri hakkında yapılan yargılama sonunda, sanıklara yüklenen ve suç kabul edilen eylemlerin neler olduğundan bahsedilmeksizin düzenlenen iddianamenin, eylemler açıklanmadığı için suç yükleme niteliğinde sayılamayacağı, dolayısıyla anılan belgenin hukuken iddianame sayılamayacağı gözetilerek sanıklar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar kesinleştiğinde soruşturma yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına dair İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2016/513 esas,
2017/166 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 12.09.2017 gün ve 94660652-105-34-7428-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.09.2017 gün ve 2017/51518 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223.maddesinde yer alan“Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir.
Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” şeklindeki düzenlemede ceza mahkemelerinde yapılan yargılama neticesinde verilebilecek hüküm türleri gösterildiği, maddenin devamında ise bahse konu kararların hangi hallerde verilebileceğinin kesin bir şekilde belirtildiği, düzenlenen iddianamede eylemlerin açık bir şekilde belirtilmemesi,
eylemlerin delillerle ilişkilendirilerek açıklanmaması gibi anılan Kanunun 170. maddesine aykırılık teşkil eden hallerde ise Mahkemenin ancak iddianamenin iadesi yetkisini kullanabileceği, iddianamenin kabulünden sonraki safhada ise belirtilen eksikliklere karşın Mahkemece yargılama yapılarak, 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinde gösterilen hüküm türlerinden biri ile karar vermek zorunluluğu bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2017/3598, K. 2017/9684, 28 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama