KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/11198 E., 2006/15676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Türkan Sezgin gelmiş, davacı tarafından gelen olmamış duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıya olan borçları nedeniyle davalının başlattığı icra takibinde üç adet taşınmazlarının haczedildiğini, borçlarını 23.12.2003 günlü protokol gereği ödemelerine rağmen davalının haksız olarak takibe devam ettiğini iddia ederek icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini ve %40 tazmınata hükmedilmesini istemişlerdir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, davacıların icra takibinde davalıya borçlu olmadıklarının tesbitine, takip açıldıktan sonra alacak sona erdirildiğinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K'nun 72/5 maddesi gereğince borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa alacaklı tazminata mahküm edilir. Herne kadar davalı alacaklı başlangıçta alacağını tahsil edebilmek için icra takibi başlatmış ise de aralarında düzenlenen ve borcu sona erdiren protokole ve protokol gereğinin borçlu tarafından yerine getirilerek taşınmaz devri sağlanmasına rağmen icra takibine devam eden alacaklı kötüniyetlidir. Bu nedenle borçlu yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu talebin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Nevarki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2006/11198, K. 2006/15676, 28 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama