KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/11263 E., 2008/734 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 10.5.1995 tarihli devre tatil sözleşmesi yapıldığının davalının naturland tesisleri içindeki devre tatil ünitelerinden ,naturhaus ... dönemi 17.devre 33 ve 34. hafta nın kullanım hakkına sahip olduğunu,davalının devre tatil sisteminde aidat ödeme yükümlülüğünün Kullanım Yönetmeliği ile belirlendiğini, davalının 2005 yılına ait devre tatil ile ilgili işletme aidatını ödemediğini ileri sürerek başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatı istemiştir.
Davalı, 14.4.2006 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinde,davalının sözleşmeden ... yükümlülüklerini yerine getirmediğini, hakkaniyete ve borçlar kanununa aykırı olarak, yüksek miktarda işletme aidat bedeli belirlediğini savunarak davanın reddini istemiş, karşılık davasında yüksek olan işletme aidat bedelinin düşürülerek ,devre başına 150 YTL olmak üzere iki haftalık dönem için aidat bedelinin 300 YTL olarak tespiti ile ,bu miktarlar dışında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir..
Mahkemece, karşı davanın kabulüne, 2005 yılı aidat bedelinin haftalık devre başına 150 YTl olmak üzere 300 YTL olarak tespitine,davalı borçlunun itirazının bu miktarlar üzerinden iptali ile takibin devamına,300 YTL dışında karşı davacının (davalının) borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,devre tatil sözleşmesi ile devre tatil ... satın alan davalının 2005 yılına ait işletme aidat bedelini ödemediğinden bahisle başlattıkları icra takibine davalının itirazının iptali istemi ile eldeki davayı açmış,davalı karşı dava ile davacı şirketçe belirlenen işletme aidat bedelinin sözleşmeye,yasaya,ve hakkaniyet ilkelerine aykırı ve yüksek belirlendiğini ileri sürerek aidat bedelinin düşürülmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki 10.5.1995 tarihli ,49 yıl süreli sözleşmenin “Kullanım yönetmeliği” başlıklı kısmındaki 15. maddesi ile “Devre tatil ... sahiplerinden hiçbiri ortak yer ve mekanlar üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek ,kendi bağımsız bölümünün durumu veya subjektif nedenleri gerekçe göstererek bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle buna ilişkin gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz”, 20. maddesi “ işletmeci yönetim ücretini bu yönetmeliğin 27.maddesine göre saptayacaktır.” , 24. maddesine göre “Büyük onarım süresi içinde bağımsız bölüm tümü ile kontrol edilerek onarım ve tadilat yapılır,
yıpranma süresini dolduran eşya yenisi ile değiştirilir, eksiklikler tamamlanır. Devretatile konu bağımsız bölümün sözleşmeye ekli listedeki teferruat ve mütemmim cüz niteliğindeki eşyası yıpranma süresi öncesi kullanılmaz duruma düşerse, işletmeci tarafından eşdeğer yenisi ile değiştirilir. Bu konuda ... masraf iştirak payına eklenir.”, 27. maddesi, işletme giderlerine iştirak başlıklı olup, “işletme aidatının saptanması.
Devretatil sahipleri Naturhavsların ve naturland içindeki ortak bölgelerin tüm altyapı ve çevre tesislerinin tamir, bakım, yenileme ve düzenleme masrafları ile kalite artırıcı ve kullanıma yeni menkul değerler katıcı giderlere katılmakla yükümlüdürler. Bu konulara ait giderler işletmeci tarafından tesbit edilerek; devretatil sahiplerine kullandıkları Naturhavs büyüklüğü ile devre zamanı dikkate alınarak paylaştırılır.
Diğer yönden tüm işletme ve yönetim giderleri aynı yöntemle tespit edilir ve paylaştırılır.
Naturland işletmecisi çağdaş üstün kaliteyi ve yaşam standartlarını sürekli hedef almayı ve tüketicisini bu ilkeler çerçevesinde en üst düzeyde korumak niyetiyle işletme sistemini sürekli geliştirir. Bu anlamda yapılacak modernizasyon giderleri işletme gideridir ve paylaştırılır. Birinci ve ikinci parağrafta tesbit edilip bütçelenen giderler o yılın ilk ayı içinde devre tatil sahiplerinden tahsil edilir.
Devre tatil sahibi bu şekilde tespit edilen işletme giderlerine itiraz ve katılmaktan imtina edemez” hükümleri getirilmiştir. Devre tatil ... sahiplerinin her yil ödemeleri gereken işletme giderlerinin İşletme için yapılan hangi masraf kalemlerinden oluşacağı yukarıda belirtilen sözleşme hükümlerinde açıklandığı gibi, işletme giderlerini belirleme ... ve yetkisi de davacı şirkete aittir.
Yine davacı şirketin istediği işletme giderlerinin yapılmış olan ve sözleşmede belirtilen masraf kalemlerinden oluşması, yapılmayan masrafların ve sözleşmede belirtilmeyen masrafların işletme giderlerine dahil edilmemesi gerekir.
Sözleşmenin 27/son maddesinde davacı şirketin tespit ettiği işletme giderlerine itiraz edilmeyeceği belirtilmiş ise de, davalı ile müzakere edilerek sözleşmeye konulduğu kanıtlanmayan ve sözleşmeden ... hak ve yükümlülüklerde davalı aleyhine dengesizliğe neden olabilecek bu hüküm, 4077 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında haksız şart niteliğinde olduğundan geçersizdir.
İşletme giderinin belirlenmesi ... davacıya tanınmış ise de bu hak Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarına uygun olarak kullanılmalı ve sözleşmede işletme giderleri için yabancı para cinsinden belirlenip ödeneceğine ilişkin bir kararlaştırma olmadığından işletme gideri Türk para birimi cinsinden belirlenmelidir. Davalının bu hakkını kötüye kullandığı iddia edildiğinde de bunun mahkemece denetlenmesi gerekir.
Öyle olunca davalının iddiası doğrultusunda, davacı tarafından belirlenip istenen işletme giderlerinin sözleşme hükümlerine ve iyiniyet kurallarına uygun olarak belirlenip belirlenmediği araştırılmalıdır.
Bu amaçla davacının davalının devre tatil haklarının bulunduğu tatil köyüne (işletmeye) ait defter ve kayıtları üzerinde ve mahallinde inceleme yaptırılarak, sözleşmeye davalının katılmaları gereken ve gerçekten yapıldığı belirlenen masraflar kalemlerine göre ve mevcut giderlerin piyasa rayiç ve koşullarına uygun olup olmadığı araştırılarak, davalının ödemesi gereken işletme giderleri Türk parası cinsinden belirlenmelidir.
Böylece davacının sözleşmeden kaynaklanan yetkisini kullanırken olması gereken özen borcunu yerine getirip getirmediği, davalının aleyhine kötüye kullanıp kullanmadığı da araştırılmalıdır. Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bir araştırma ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile afaki düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/11263, K. 2008/734, 23 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama