KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/12108 E., 2008/2227 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket davalı kurum ile aktedilen 17.2.2003 tarihli sözleşme ile davalı kurumun mensuplarına ortapedik malzemeler temin etmeyi üstlendiğini, bir yıl süre için geçerli olan sözleşmenin feshedilmediği için aynı şartlarla bir yıl daha uzadığını, sözleşme ile malzemelerin fiyatlarının tesbitinde fiyat tesbit komisyonu tarafından belirlenen listelerin esas alınacağı ve döviz cinsinden belirlenen bedellerin ameliyat tarihindeki kur üzerinden ödenmesinin kararlaştırıldığını,
ancak davalı kurumun 25.3.2004 tarihli yönetim kurulu kararı ile ödemeye esas alınacak tutarın 25.3.2004 tarihli davalıca belirlenen döviz kurları esas alınarak sabitlendiği, hak sahiplerine malzeme temini halinde malzemenin döviz fiyatı ile 25.3.2004 tarihindeki döviz kuru çarpılarak bu bedelin ödeneceğinin davalıca karara bağlandığını, ayrıca diğer döviz cinsleri ile yapılan sözleşme rakamlarınında 25.3.2004 tarihindeki dolar kuruna göre sabitlendiğini, davalının bu uygulamasına vaki itirazların sonuç vermediğini,
bu uygulama sonucu 27 adet fatura için 89.927.836.764 TL eksik ödemede bulunulduğunu ileri sürerek bu miktarın faturaların kuruma tevdi edildiği tarihi takip eden 30 .gününden itibaren %42 reeskont faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsilini istemiştir.
Davalı, yapılan uygulamanın sözleşmeye ve mevzuata uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş,
bozmaya uyulduktan sonra mahkemece,bilirkişiden rapor alınmış ve bu tapor benimsenmek suretiyle 89.927.84.YTL asıl alacak ve işlemiş 3.160 YTL faiz yönünden davanın kabulüne,asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş;hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şumulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanunun 101/1 maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.Davacı mevcut alacağı yönünden icra takibinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edememiştir.Sözleşmenin 5/A-f maddeside kesin vade içermemektedir.Temerrüt faizinin istenebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp borçlunun temerrüde düşürüldüğününde kanıtlanması gerekir.Hal böyle olunca mahkemenin işlemiş faize hükmetmiş olması usül ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektiririr.Ne var kİ bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 437/8 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/12108, K. 2008/2227, 19 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama