KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/13798 E., 2008/3566 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, trafikte üçüncü kişi adına kayıtlı ... plaka sayılı aracı 23.6.2000 tarihli harici sözleşme ile 6.300.00 YTL bedelle davalıdan satın aldığını, kayıt malikinden alınan vekaletname ile 19.3.2002 tarihinde noterde resmi satış işleminin de yapıldığını, ancak aracın vergi borcu ve hacizli olması nedeniyle bu defa 28.5.2002 tarihinde 15.000.00 YTL değerindeki aracı davalıya harici sözleşme ile satıp, 3.kişiye resmi devir işleminide gerçekleştirdiğini, belirterek 10.000.00 YTL maddi 5.000.00 YTL manevi tazminatın 18.5.2002 tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ... plaka sayılı aracı 6.300.00 YTL bedelle davacıya sattığını talep üzerine davacının kızına vekaletname çıkartılıp resmi satış işlemininde gerçekleştirildiğini, davacının aracı satmak istemesi üzerine aracın tamire muhtaç hale geldiği gözetilerek 28.5.2002 tarihinde harici sözleşme ile 5.000.00 YTL bedelle satın alıp trafikte devir işleminide gerçekleştiğini müştekinin şikayeti üzerine dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında beraat ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, trafiğe tescilli aracın haricen satışının geçersiz olduğu davaya konu aracın satış bedelleri arasında oluşan 1.300.00 YTL farkın uyarlanması suretiyle 1.496.82 YTL'nin dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Trafikte dava dışı şahıs adına kayıtlı ... Plaka sayılı aracın davalı tarafından davacıya harici sözleşme ile satıldığı, sonradan aracın 2918 sayılı yasanın 20/d maddesine
2007/13798-2008/3566
uygun şekilde devrinin de yapıldığı, bilahare davacının aynı aracı davalıya 28.5.2002 tarihinde haricen satıp, resmi satış işlemini gerçekleştiği, davacının şikayeti üzerine davalı hakkında, harici satışa konu ve üzerinde haciz şerhi bulunan aracın devrini yapmadığı için dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılamada dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığı için sanığın beraatine karar verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Mahkemeninde kabulünde olduğu üzere, taraflar arasında yapılan 25.6.2000 tarihli ve 28.5.2002 tarihli harici satış sözleşmeleri resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Resmi şekle uyulmadan yapılan bu sözleşmeler taraflar için hak ve yükümlükük doğurmaz. Taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini isteyebilir.
Ne varki aracın davalı tarafından davacıya haricen satımından, davacının da davalıya haricen satışından sonra resmi satış işlemi yapılmıştır. Diğer bir deyişle satışlar yasaya uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Akit serbestisi içinde yapılan her iki sözleşme de geçerlidir.
Her ne kadar davacı, araç üzerinde haciz şerhi ve vergi borcu bulunması, nedeniyle aracı davalıya satmak zorunda kaldığını iddia etmişsede bu konudaki iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı gibi, davalı, hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında da suçun unsurları gerçekleşmediği gerekçesiyle beraat etmiştir.
Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Öte yandan yukarıda açıklandığı üzere, taraflar arasındaki geçersiz sözleşmeler, bilahare şekil şartı yerine getirilerek geçerli hale geldiği gibi, Yargıtayın istikrarlı olarak sadece geçersiz gayrimenkul satış sözleşmelerinde uyguladığı satış bedelinin iadesi durumunda uygulanan denkleştirici adalet ilkesinin araç satışların da uygulanması doğru olmamıştır.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/13798, K. 2008/3566, 12 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama